Astana’da düzenlenen ikinci Çin-Orta Asya Zirvesi, Çin ile Orta Asya ülkeleri arasındaki işbirliğinin geldiği noktayı ve gelecekteki yönünü net bir şekilde ortaya koydu. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, açılış konuşmasında, karşılıklı saygı, güven, fayda ve yardımlaşma temelinde şekillenen “Çin-Orta Asya Ruhu”nun ortak modernleşme hedefi doğrultusunda büyük bir rehberlik rolü üstlendiğini vurguladı. Liderler, Xi’an Zirvesi’nden bu yana elde edilen kazanımları değerlendirerek, Astana Bildirisi ve “ebedi dostluk ve iyi komşuluk anlaşması” gibi önemli belgeleri imzaladı.
Zirve kapsamında, yoksullukla mücadeleden eğitime, çölleşme ile mücadeleden ticaretin kolaylaştırılmasına kadar birçok alanda toplam 12 işbirliği belgesi imzalandı ve ortak merkezler açıldı. Bu adımlar, Çin ile Orta Asya ülkeleri arasında derinleşen bağların ve karşılıklı faydaya dayalı ilişkilerin somut göstergesi oldu. Şi Cinping’in, Xi’an’da dikilen nar ağaçlarının Astana’da çiçek açtığını söylemesi, bu gelişmeleri canlı bir metaforla yansıttı.
Çin ile Orta Asya ülkeleri, egemenlik, toprak bütünlüğü ve ulusal onuru karşılıklı olarak destekleyen, eşitlik temelinde ilerleyen bir işbirliği modeli oluşturdu. Enerji, dijital ekonomi, lojistik, sanayi ve yeşil kalkınma gibi alanlarda atılan ortak adımlar, sadece bölgesel refaha katkı sunmakla kalmayıp, aynı zamanda küresel sorunlara karşı birlikte hareket edilebileceğini de gösteriyor. 2025 ve 2026 yıllarının “Çin-Orta Asya İşbirliğinde Yüksek Kaliteli Kalkınma Yılları” ilan edilmesi, bu stratejik ortaklığın daha da pekiştirileceğini işaret ediyor.
