Eski Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Yardımcısı Erik Solheim, Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de düzenlenen Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi 29. Taraflar Konferansı (COP29) sırasında verdiği röportajda, Çin’in güçlü yeşil kapasitesinin dünyayı daha temiz ve çevreci hale getirdiğini belirtti. Solheim, Çin’in, dünyanın yeşil dönüşümü için vazgeçilmez bir ülke olduğunu vurguladı.
Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı’nın (IRENA) raporlarına göre, son 10 yılda küresel rüzgar ve güneş enerjisi projelerinin ortalama birim maliyeti sırasıyla %60 ve %80’den fazla düştü. Bu başarının büyük bir kısmı, Çin’in inovasyon, üretim ve mühendislik alanındaki katkılarına dayanıyor. Solheim, “Çin, yenilenebilir enerji alanında dünya lideri konumunda. Dünyanın yeşil kalkınması Çin olmadan mümkün değil,” dedi. Güneş enerjisi, rüzgar enerjisi, hidroelektrik, batarya ve elektrikli araçlar gibi kritik yeşil alanlarda Çin, küresel üretimin %60’ından fazlasını karşılıyor.
Aynı zamanda Kuşak ve Yol Yeşil Kalkınma Uluslararası Araştırma Enstitüsü Başkan Yardımcısı olan Solheim, Çin’in önerdiği Kuşak ve Yol Girişimi’nin yeşil kalkınma ilkelerinin küresel iklim sorunlarına çözüm sunduğunu belirtti. Bu girişimin, birçok ülkeye güneş enerjisi, rüzgar enerjisi ve hidroelektrik projeleri aracılığıyla yeşil koridorlar oluşturduğunu, bu sayede ortak ülkelerin yeşil sanayilerini ve ekonomik kalkınmalarını teşvik ettiğini söyledi.
Çin Ekoloji ve Çevre Bakanlığı’nın verilerine göre, şu ana kadar Çin, 42 gelişmekte olan ülke ile 53 adet iklim değişikliği işbirliği mutabakat zaptı imzaladı. Çin, bu ülkelerde enerji kaynaklarının temiz ve verimli kullanımını artırmak, iklim değişikliğine karşı adaptasyon kapasitelerini geliştirmek için projeler yürüterek ve personel eğitimi sağlayarak katkıda bulunuyor.
