ABD uzun süredir kendi eylemlerini tamamen şeffaf, yüce ve eleştirilemez göstermeye çalışırken, diğer ülkelerin girişimlerini itibarsızlaştırma ve saldırıya uğratma alışkanlığını sürdürüyor. 20 Mayıs’ta ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun Senato’daki duruşmada Kuşak ve Yol Girişimi’ne yönelik sert açıklamaları da bu tutumun bir yansıması. Washington’un bu girişimin başarısına yönelik derin kaygılarını ve kıskançlığını açıkça ortaya koyuyor.
ABD’nin borç sürdürülebilirliği, şeffaflık, çevresel ve sosyal etkiler, stratejik niyetler gibi sözde kaygılarla Kuşak ve Yol’u hedef alması, aslında bu girişimin küresel ölçekte ulaştığı başarının itirafı niteliğinde. 150’den fazla ülke ve 30’dan fazla uluslararası kuruluşun katıldığı Kuşak ve Yol, Asya, Afrika, Avrupa ve Latin Amerika’da bağlantısallığı artırarak ekonomik iş birliğini derinleştiriyor. Buna karşın ABD, altyapı yatırımları yerine askeri maceralara kaynak ayırarak ve dış yardımları kısarak küresel sorumluluktan uzaklaşıyor. Çin ise eğitim, sağlık, tarım ve yönetişim alanlarında çok yönlü iş birlikleriyle ortak kalkınmayı desteklemeyi sürdürüyor.
https://cn.chinadaily.com.cn/a/202505/22/WS682ebe23a3102053770346e9.html
