Yazar: Zeynep Çağla ERİN

Zeynep Çağla ERİN

Zeynep Çağla Erin, 2020 yılında Yalova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden "Feminist Perspective of Turkish Modernization” başlıklı bitirme teziyle ve 2020 yılında da İstanbul Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Sosyoloji bölümünden mezun olmuştur. 2023 yılında Yalova Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim dalında "Güney Kore'nin Dış Politika Kimliği: Küreselleşme, Milliyetçilik ve Kültürel Kamu Diplomasisi Üzerine Eleştirel Yaklaşımlar” başlıklı yüksek lisans tezini tamamlayarak mezun olmuştur. Şu an Kocaeli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Anabilim dalında doktora eğitimine devam etmektedir. ANKASAM stajyeri olarak çalışan Erin'in başlıca ilgi alanları; Asya-Pasifik, Uluslararası İlişkiler'de Eleştirel Teoriler ve Kamu Diplomasisi'dir. Erin iyi derecede İngilizce ve başlangıç seviyesi Korece bilmektedir.

Uluslararası ilişkiler disiplininde inşacı yaklaşım, kimliklerin ve çıkarların maddi yapılardan ziyade söylemsel pratikler yoluyla inşa edildiğini savunmaktadır. Wendt’in “anarşi üretilen bir şeydir” önermesi ve Onuf’un kurallar-söylem-kimlik üçlüsü, devletlerin kimliklerini sürekli yeniden ürettiğini vurgulamaktadır. Bu çerçevede, liderlerin yıllık mesajları bilgi aktarımı değil, ulusal ve uluslararası kimlik inşasının temel araçlarıdır. Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Şi Cinping’in 14 Şubat 2026 tarihinde Büyük Halk Salonu’nda düzenlenen resepsiyonda yaptığı konuşma ile aynı dönemde yayınlanan Yeni Yıl mesajı, tam da bu söylemsel inşanın en güncel örneğidir. Metinler, “At Yılı” metaforu üzerinden Çin’in “enerji, güç ve dayanıklılık” kimliğini, tarihsel anmalarla “sürekli medeniyet” kimliğini ve Küresel Yönetişim…

Read More

Uluslararası İlişkiler (Uİ) disiplini bağlamında Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) forumu, bölgesel entegrasyonun somut bir örneği olarak öne çıkmaktadır. APEC, 1989 yılında kurulduğundan beri üye ekonomilerin ticaret, yatırım ve teknolojik işbirliğini teşvik ederek küresel ekonomik büyümeye katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Teorik açıdan bakıldığında APEC’in işleyişi liberal Uİ kuramıyla uyumludur. Zira bu kuram, ekonomik karşılıklı bağımlılığın çatışmaları azalttığını ve işbirliğini artırdığını savunmaktadır. Ancak yaşanan gelişmeler realizm çerçevesinden ele alındığında forumun altında yatan güç mücadelelerinin, özellikle Çin ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasındaki rekabetin incelenmesinde fayda vardır.[i] APEC’in teorik temelleri neoliberal kurumsalcı yaklaşımda köklenmektedir. Bu yaklaşım, kurumların devletlerarası işbirliğini kolaylaştırarak anarşik uluslararası sistemde düzen…

Read More

Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) Devlet Başkanı Şi Cinping ile Uruguay Cumhuriyeti Başkanı Yamandú Orsi arasında 3 Şubat 2026 tarihinde Pekin’de gerçekleşen görüşme, uluslararası ilişkiler açısından önemli bir dönüm noktasını temsil etmiştir.[i] İki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin 38. yıl dönümünde icra edilen bu toplantı, Çin’in Latin Amerika’daki stratejik konumunu ve Uruguay’ın küresel ekonomik entegrasyon çabalarını yansıtan bir olay olarak değerlendirilebilir. Çin-Uruguay ilişkileri, Soğuk Savaş sonrası dönemde Asya ve Latin Amerika arasındaki köprülerden biri olarak öne çıkmaktadır. 1988 yılında kurulan diplomatik bağlar, başlangıçta sınırlı olsa da Çin’in “reform ve açılım” politikasıyla paralel olarak genişlemiştir. Bu süreç, realist teoriye göre Çin’in kaynak ihtiyacı (örneğin…

Read More

27 Ocak 2026 tarihinde Pekin’de Büyük Halk Salonu’nda gerçekleşen Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Finlandiya Başbakanı Petteri Orpo arasındaki görüşme, ikili ilişkilerin istikrarını ve Çin’in yüksek standartlı açılım stratejisini simgeleyen önemli bir diplomatik gelişmedir. Şi, Finlandiyalı işletmeleri Çin pazarına davet ederek küresel rekabet güçlerini artırmalarını teşvik etmiş; enerji dönüşümü, döngüsel ekonomi, ormancılık-tarımı ve bilim-teknoloji inovasyonu gibi alanlarda derinlemesine işbirliğini önermiştir. Bu metafor, Çin’in reform sonrası ekonomik diplomasisinin klasik bir ifadesidir ve yabancı yatırımcılara yönelik kapsayıcı bir cazibe stratejisini yansıtmaktadır.[i] Uluslararası ilişkiler açısından bu görüşme, büyük güç rekabeti çağında küçük devletlerin ekonomik karşılıklı bağımlılığı ve Çin’in “kazan-kazan” anlatısını öne çıkarmaktadır.…

Read More

Çin’in ekonomik kalkınma stratejisinde 2016 yılı önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilmektedir. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in 18 Ocak 2016 tarihinde Komünist Parti Merkezi Komitesi’nin bir çalışma oturumunda tanıttığı “yeni normal” kavramı, yapısal reformlarla birlikte üretimde kaliteli, verimli ve yapısal optimize edilmiş bir modele geçişi simgelemiştir.[i] Çin’in yeni kalkınma felsefesi, 2015 yılında Beşinci Plenum’da resmileştirilerek ekonomik büyümenin kalitesini ön plana çıkarmıştır. Bu felsefe, inovasyonu büyümenin temel itici gücü olarak konumlandırırken; koordinasyonu ise bölgesel dengesizlikleri gidermek, yeşilliği çevresel sürdürülebilirliği artırmak, açıklığı küresel entegrasyonu teşvik etmek ve paylaşımı toplumsal eşitlik için araç haline getirmek amacıyla kullanmaktadır.[ii] Küresel Güney ülkeleri için bu…

Read More

Orta Asya, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından jeopolitik ve ekonomik dönüşümlerin odağında yer almıştır. Bölge ülkeleri Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan bağımsızlıklarını kazandıkları 1991 yılından itibaren ekonomik istikrarı sağlamak için dış aktörlerle ilişkilerini çeşitlendirmeye çalışmıştır. Bu süreçte Rusya’nın geleneksel hegemonyası yavaş yavaş erirken; Çin, hızla yükselen bir ekonomik güç olarak öne çıkmıştır. 2025 yılında Çin’in Orta Asya’nın en büyük ticaret ortağı haline gelmesi, bu dönüşümün zirvesini temsil etmektedir. Çin-Orta Asya ticaret hacmi 2025 yılında 106,3 milyar dolara ulaşmış, bir önceki yıla göre %12 artış göstermiş ve Çin’in ihracatı 71,2 milyar dolar, ithalatı ise 35,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu rakamlar,…

Read More

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) 3 Ocak 2026 tarihinde Venezuela’ya yönelik askeri müdahalesi, Nicolás Maduro’nun yakalanmasıyla sonuçlanan “Absolute Resolve” operasyonu, uluslararası ilişkilerde önemli bir dönüm noktası teşkil etmektedir. Bu hamle, ABD’nin “Trump Corollary” olarak adlandırılan Monroe Doktrini’nin yeniden yorumlanması kapsamında, Batı Yarımküre’de hegemonik konumunu pekiştirmeyi amaçlamakta olup küresel istikrarsızlığı artırmıştır.[i] Operasyon, narko-terörizm suçlamalarıyla gerekçelendirilse de uluslararası hukuk normlarını ihlal ettiği için geniş çaplı eleştirilere yol açmıştır. Bu bağlamda Kanada’nın Çin’le yakınlaşması, ABD’nin tek taraflı politikalarına karşı bir stratejik girişim olarak değerlendirilebilir. Kanada Başbakanı Mark Carney’nin Ocak 2026 tarihinde Pekin ziyareti, sekiz yıl aradan sonra gerçekleşen ilk üst düzey temas olmuştur. Bu temaslar,…

Read More

Yapay zeka (AI), günümüz uluslararası ilişkilerinde stratejik bir rol oynamaktadır. Çin Halk Cumhuriyeti’nin (ÇHC) 8 Ocak 2026 tarihinde duyurduğu “AI Artı Üretim” eylem planı, ülkenin AI alanında güvenli ve güvenilir bir tedarik zinciri oluşturmayı hedefleyerek, 2027 yılına kadar küresel lider konumunu pekiştirmeyi amaçlamaktadır. Bu plan, sekiz bakanlık tarafından ortaklaşa hazırlanmış olup, AI’ın imalat sektörüne entegrasyonunu vurgulayarak yeni kaliteli üretken güçler geliştirmeyi ve sanayileşmeyi güçlendirmeyi öngörmektedir. Hedefler arasında; büyük AI modelinin uygulanması, sektör odaklı modellerin geliştirilmesi, 100 yüksek kaliteli endüstriyel veri setinin oluşturulması ve 500 tipik uygulama senaryosunun teşvik edilmesi yer almaktadır. Gelişme, AI’ın uluslararası ilişkilerdeki rolünü, özellikle ABD-Çin rekabeti ve…

Read More

Çin’in kültürel diplomasisi, yumuşak güç unsurlarını video oyunları gibi popüler kültür araçlarıyla entegre ederek küresel angajmanını dönüştürmektedir. 21 Aralık 2025 tarihinde Beijing’de düzenlenen 2026 Küresel Diplomatik Yeni Yıl Karşılama Etkinliği, bu stratejinin bir yansıması olarak kültürel performansları diplomatik diyaloglarla birleştirmiştir.[i] Ancak dijitalleşen dünyada inovasyon, video oyunlarının yumuşak güçteki rolünde yatmaktadır. Etkinlikte tartışılan sürdürülebilir ortaklıklar, oyun endüstrisinin küresel imajı şekillendirme potansiyelini vurgulamakta olup, Pakistan ve Zambiya gibi ülkelerin temsilcileriyle paylaşılan yeşil enerji projeleri, kültürel unsurları ekonomik işbirliğiyle harmanlamıştır. Bu bağlamda, video oyunları Çin’in yumuşak gücünü interaktif ve sürdürülebilir bir araç haline getirerek, geleneksel diplomasiyi aşan bir etki yaratmaktadır. Yumuşak güç Joseph Nye’nin…

Read More

Çin’in kültürel diplomasisi, yumuşak güç unsurlarını video oyunları gibi popüler kültür araçlarıyla entegre ederek küresel angajmanını dönüştürmektedir. 21 Aralık 2025 tarihinde Beijing’de düzenlenen 2026 Küresel Diplomatik Yeni Yıl Karşılama Etkinliği, bu stratejinin bir yansıması olarak kültürel performansları diplomatik diyaloglarla birleştirmiştir.[i] Ancak dijitalleşen dünyada inovasyon, video oyunlarının yumuşak güçteki rolünde yatmaktadır. Etkinlikte tartışılan sürdürülebilir ortaklıklar, oyun endüstrisinin küresel imajı şekillendirme potansiyelini vurgulamakta olup, Pakistan ve Zambiya gibi ülkelerin temsilcileriyle paylaşılan yeşil enerji projeleri, kültürel unsurları ekonomik işbirliğiyle harmanlamıştır. Bu bağlamda, video oyunları Çin’in yumuşak gücünü interaktif ve sürdürülebilir bir araç haline getirerek, geleneksel diplomasiyi aşan bir etki yaratmaktadır. Yumuşak güç Joseph…

Read More