Yazar: Zeynep Çağla ERİN

Zeynep Çağla ERİN

Zeynep Çağla Erin, 2020 yılında Yalova Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Uluslararası İlişkiler Bölümü’nden "Feminist Perspective of Turkish Modernization” başlıklı bitirme teziyle ve 2020 yılında da İstanbul Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Sosyoloji bölümünden mezun olmuştur. 2023 yılında Yalova Üniversitesi Lisansüstü Eğitim Enstitüsü Uluslararası İlişkiler Anabilim dalında "Güney Kore'nin Dış Politika Kimliği: Küreselleşme, Milliyetçilik ve Kültürel Kamu Diplomasisi Üzerine Eleştirel Yaklaşımlar” başlıklı yüksek lisans tezini tamamlayarak mezun olmuştur. Şu an Kocaeli Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Anabilim dalında doktora eğitimine devam etmektedir. ANKASAM stajyeri olarak çalışan Erin'in başlıca ilgi alanları; Asya-Pasifik, Uluslararası İlişkiler'de Eleştirel Teoriler ve Kamu Diplomasisi'dir. Erin iyi derecede İngilizce ve başlangıç seviyesi Korece bilmektedir.

Uluslararası ilişkiler disiplininde inşacı yaklaşım, kimliklerin ve çıkarların maddi yapılardan ziyade söylemsel pratikler yoluyla inşa edildiğini savunmaktadır. Wendt’in “anarşi üretilen bir şeydir” önermesi ve Onuf’un kurallar-söylem-kimlik üçlüsü, devletlerin kimliklerini sürekli yeniden ürettiğini vurgulamaktadır. Bu çerçevede, liderlerin yıllık mesajları bilgi aktarımı değil, ulusal ve uluslararası kimlik inşasının temel araçlarıdır. Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Başkanı Şi Cinping’in 14 Şubat 2026 tarihinde Büyük Halk Salonu’nda düzenlenen resepsiyonda yaptığı konuşma ile aynı dönemde yayınlanan Yeni Yıl mesajı, tam da bu söylemsel inşanın en güncel örneğidir. Metinler, “At Yılı” metaforu üzerinden Çin’in “enerji, güç ve dayanıklılık” kimliğini, tarihsel anmalarla “sürekli medeniyet” kimliğini ve Küresel Yönetişim…

Read More

Uluslararası İlişkiler (Uİ) disiplini bağlamında Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) forumu, bölgesel entegrasyonun somut bir örneği olarak öne çıkmaktadır. APEC, 1989 yılında kurulduğundan beri üye ekonomilerin ticaret, yatırım ve teknolojik işbirliğini teşvik ederek küresel ekonomik büyümeye katkı sağlamayı amaçlamaktadır. Teorik açıdan bakıldığında APEC’in işleyişi liberal Uİ kuramıyla uyumludur. Zira bu kuram, ekonomik karşılıklı bağımlılığın çatışmaları azalttığını ve işbirliğini artırdığını savunmaktadır. Ancak yaşanan gelişmeler realizm çerçevesinden ele alındığında forumun altında yatan güç mücadelelerinin, özellikle Çin ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) arasındaki rekabetin incelenmesinde fayda vardır.[i] APEC’in teorik temelleri neoliberal kurumsalcı yaklaşımda köklenmektedir. Bu yaklaşım, kurumların devletlerarası işbirliğini kolaylaştırarak anarşik uluslararası sistemde düzen…

Read More

Çin Halk Cumhuriyeti (ÇHC) Devlet Başkanı Şi Cinping ile Uruguay Cumhuriyeti Başkanı Yamandú Orsi arasında 3 Şubat 2026 tarihinde Pekin’de gerçekleşen görüşme, uluslararası ilişkiler açısından önemli bir dönüm noktasını temsil etmiştir.[i] İki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin 38. yıl dönümünde icra edilen bu toplantı, Çin’in Latin Amerika’daki stratejik konumunu ve Uruguay’ın küresel ekonomik entegrasyon çabalarını yansıtan bir olay olarak değerlendirilebilir. Çin-Uruguay ilişkileri, Soğuk Savaş sonrası dönemde Asya ve Latin Amerika arasındaki köprülerden biri olarak öne çıkmaktadır. 1988 yılında kurulan diplomatik bağlar, başlangıçta sınırlı olsa da Çin’in “reform ve açılım” politikasıyla paralel olarak genişlemiştir. Bu süreç, realist teoriye göre Çin’in kaynak ihtiyacı (örneğin…

Read More

27 Ocak 2026 tarihinde Pekin’de Büyük Halk Salonu’nda gerçekleşen Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ile Finlandiya Başbakanı Petteri Orpo arasındaki görüşme, ikili ilişkilerin istikrarını ve Çin’in yüksek standartlı açılım stratejisini simgeleyen önemli bir diplomatik gelişmedir. Şi, Finlandiyalı işletmeleri Çin pazarına davet ederek küresel rekabet güçlerini artırmalarını teşvik etmiş; enerji dönüşümü, döngüsel ekonomi, ormancılık-tarımı ve bilim-teknoloji inovasyonu gibi alanlarda derinlemesine işbirliğini önermiştir. Bu metafor, Çin’in reform sonrası ekonomik diplomasisinin klasik bir ifadesidir ve yabancı yatırımcılara yönelik kapsayıcı bir cazibe stratejisini yansıtmaktadır.[i] Uluslararası ilişkiler açısından bu görüşme, büyük güç rekabeti çağında küçük devletlerin ekonomik karşılıklı bağımlılığı ve Çin’in “kazan-kazan” anlatısını öne çıkarmaktadır.…

Read More

Çin’in ekonomik kalkınma stratejisinde 2016 yılı önemli bir dönüm noktası olarak kabul edilmektedir. Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in 18 Ocak 2016 tarihinde Komünist Parti Merkezi Komitesi’nin bir çalışma oturumunda tanıttığı “yeni normal” kavramı, yapısal reformlarla birlikte üretimde kaliteli, verimli ve yapısal optimize edilmiş bir modele geçişi simgelemiştir.[i] Çin’in yeni kalkınma felsefesi, 2015 yılında Beşinci Plenum’da resmileştirilerek ekonomik büyümenin kalitesini ön plana çıkarmıştır. Bu felsefe, inovasyonu büyümenin temel itici gücü olarak konumlandırırken; koordinasyonu ise bölgesel dengesizlikleri gidermek, yeşilliği çevresel sürdürülebilirliği artırmak, açıklığı küresel entegrasyonu teşvik etmek ve paylaşımı toplumsal eşitlik için araç haline getirmek amacıyla kullanmaktadır.[ii] Küresel Güney ülkeleri için bu…

Read More

Orta Asya, Sovyetler Birliği’nin dağılmasının ardından jeopolitik ve ekonomik dönüşümlerin odağında yer almıştır. Bölge ülkeleri Kazakistan, Kırgızistan, Tacikistan, Türkmenistan ve Özbekistan bağımsızlıklarını kazandıkları 1991 yılından itibaren ekonomik istikrarı sağlamak için dış aktörlerle ilişkilerini çeşitlendirmeye çalışmıştır. Bu süreçte Rusya’nın geleneksel hegemonyası yavaş yavaş erirken; Çin, hızla yükselen bir ekonomik güç olarak öne çıkmıştır. 2025 yılında Çin’in Orta Asya’nın en büyük ticaret ortağı haline gelmesi, bu dönüşümün zirvesini temsil etmektedir. Çin-Orta Asya ticaret hacmi 2025 yılında 106,3 milyar dolara ulaşmış, bir önceki yıla göre %12 artış göstermiş ve Çin’in ihracatı 71,2 milyar dolar, ithalatı ise 35,1 milyar dolar seviyesinde gerçekleşmiştir. Bu rakamlar,…

Read More

Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) 3 Ocak 2026 tarihinde Venezuela’ya yönelik askeri müdahalesi, Nicolás Maduro’nun yakalanmasıyla sonuçlanan “Absolute Resolve” operasyonu, uluslararası ilişkilerde önemli bir dönüm noktası teşkil etmektedir. Bu hamle, ABD’nin “Trump Corollary” olarak adlandırılan Monroe Doktrini’nin yeniden yorumlanması kapsamında, Batı Yarımküre’de hegemonik konumunu pekiştirmeyi amaçlamakta olup küresel istikrarsızlığı artırmıştır.[i] Operasyon, narko-terörizm suçlamalarıyla gerekçelendirilse de uluslararası hukuk normlarını ihlal ettiği için geniş çaplı eleştirilere yol açmıştır. Bu bağlamda Kanada’nın Çin’le yakınlaşması, ABD’nin tek taraflı politikalarına karşı bir stratejik girişim olarak değerlendirilebilir. Kanada Başbakanı Mark Carney’nin Ocak 2026 tarihinde Pekin ziyareti, sekiz yıl aradan sonra gerçekleşen ilk üst düzey temas olmuştur. Bu temaslar,…

Read More

Yapay zeka (AI), günümüz uluslararası ilişkilerinde stratejik bir rol oynamaktadır. Çin Halk Cumhuriyeti’nin (ÇHC) 8 Ocak 2026 tarihinde duyurduğu “AI Artı Üretim” eylem planı, ülkenin AI alanında güvenli ve güvenilir bir tedarik zinciri oluşturmayı hedefleyerek, 2027 yılına kadar küresel lider konumunu pekiştirmeyi amaçlamaktadır. Bu plan, sekiz bakanlık tarafından ortaklaşa hazırlanmış olup, AI’ın imalat sektörüne entegrasyonunu vurgulayarak yeni kaliteli üretken güçler geliştirmeyi ve sanayileşmeyi güçlendirmeyi öngörmektedir. Hedefler arasında; büyük AI modelinin uygulanması, sektör odaklı modellerin geliştirilmesi, 100 yüksek kaliteli endüstriyel veri setinin oluşturulması ve 500 tipik uygulama senaryosunun teşvik edilmesi yer almaktadır. Gelişme, AI’ın uluslararası ilişkilerdeki rolünü, özellikle ABD-Çin rekabeti ve…

Read More

Çin’in kültürel diplomasisi, yumuşak güç unsurlarını video oyunları gibi popüler kültür araçlarıyla entegre ederek küresel angajmanını dönüştürmektedir. 21 Aralık 2025 tarihinde Beijing’de düzenlenen 2026 Küresel Diplomatik Yeni Yıl Karşılama Etkinliği, bu stratejinin bir yansıması olarak kültürel performansları diplomatik diyaloglarla birleştirmiştir.[i] Ancak dijitalleşen dünyada inovasyon, video oyunlarının yumuşak güçteki rolünde yatmaktadır. Etkinlikte tartışılan sürdürülebilir ortaklıklar, oyun endüstrisinin küresel imajı şekillendirme potansiyelini vurgulamakta olup, Pakistan ve Zambiya gibi ülkelerin temsilcileriyle paylaşılan yeşil enerji projeleri, kültürel unsurları ekonomik işbirliğiyle harmanlamıştır. Bu bağlamda, video oyunları Çin’in yumuşak gücünü interaktif ve sürdürülebilir bir araç haline getirerek, geleneksel diplomasiyi aşan bir etki yaratmaktadır. Yumuşak güç Joseph Nye’nin…

Read More

Çin’in kültürel diplomasisi, yumuşak güç unsurlarını video oyunları gibi popüler kültür araçlarıyla entegre ederek küresel angajmanını dönüştürmektedir. 21 Aralık 2025 tarihinde Beijing’de düzenlenen 2026 Küresel Diplomatik Yeni Yıl Karşılama Etkinliği, bu stratejinin bir yansıması olarak kültürel performansları diplomatik diyaloglarla birleştirmiştir.[i] Ancak dijitalleşen dünyada inovasyon, video oyunlarının yumuşak güçteki rolünde yatmaktadır. Etkinlikte tartışılan sürdürülebilir ortaklıklar, oyun endüstrisinin küresel imajı şekillendirme potansiyelini vurgulamakta olup, Pakistan ve Zambiya gibi ülkelerin temsilcileriyle paylaşılan yeşil enerji projeleri, kültürel unsurları ekonomik işbirliğiyle harmanlamıştır. Bu bağlamda, video oyunları Çin’in yumuşak gücünü interaktif ve sürdürülebilir bir araç haline getirerek, geleneksel diplomasiyi aşan bir etki yaratmaktadır. Yumuşak güç Joseph…

Read More

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping’in adalet vizyonu, küresel yönetimde eşitlik, çok taraflılık ve halk odaklı kalkınmayı ön plana çıkarmaktadır. Bu vizyon, özellikle Küresel Güney ülkeleri için tarihsel adaletsizlikleri gidermeyi amaçlamakta ve Afrika kıtasıyla ilişkilerde somut bir çerçeve sunmaktadır. Şi’nin 2025 yılında önerdiği Küresel Yönetim Girişimi (GGI), egemen eşitlik ve uluslararası hukuk temelli bir düzen önermekte olup Afrika’nın kalkınma hakkını savunmaktadır.[i][ii] Çin-Afrika ilişkileri, 2024 FOCAC Zirvesi’nde doruk noktasına ulaşmış olup Şi, burada Afrika’yla ortak modernleşme yolunu vurgulamıştır. Çin, 2025 yılı itibarıyla Afrika’ya yönelik yatırımlarını çeşitlendirmiş ve Kuşak ve Yol Girişimi (KYG) kapsamında rekor seviyede katılım sağlamıştır.[iii] Çin-Afrika İlişkilerinin Tarihsel Bağlamı Çin-Afrika…

Read More

2025 yılı, jeopolitik gerilimlerin zirveye ulaştığı, küresel ekonominin toparlanma mücadelesi verdiği bir yıl olarak tarihe geçmiştir. Rusya-Ukrayna Savaşı’nın uzaması, Orta Doğu’daki çatışmaların yayılması ve iklim krizinin derinleşmesi, uluslararası toplumu istikrar, sorumluluk ve adil küresel yönetişim ihtiyacını yeniden hatırlatmaktadır. Bu belirsizlik ortamında Çin, büyük güçler arası koordinasyonu teşvik ederek yapıcı etkileşimleri artırarak ve barışçıl bir arada yaşama çerçevesini ilerleterek öne çıkmaktadır. Çin’in 2025 yılındaki dış politika hamleleri, başta Neoliberal Kurumsalcılık (Robert Keohane) ve Liberal Yumuşak Güç Teorisi (Joseph Nye) olmak üzere liberal uluslararası ilişkiler çerçevesini güçlendirmiştir. Şi Cinping’in vurguladığı üzere “Büyük ülkeler, küresel stratejik istikrarı ilgilendiren ilişkilerinde özel sorumluluklar üstlenmelidir.” Bu…

Read More

Çin’in Beş Yıllık Planları, sosyalist planlama geleneğinin bir uzantısı olarak, ulusal kalkınmayı yönlendiren temel belgelerdir. Planlar hem iç ekonomik hedefleri hem de uluslararası ilişkiler dinamiklerini de şekillendirmektedir. 15. Beş Yıllık Plan (2026-2030), Dördüncü Plenum’un önerileri üzerine inşa edilerek, yüksek kaliteli kalkınmayı, teknolojik özerkliği ve ekolojik uyumu merkeze almaktadır. Plan, küresel dinamikler bağlamında yönetilen rekabet stratejisini benimseyerek, iç dayanıklılığı dış etkiye dönüştürmeyi hedeflemektedir. Bu hususta, planın yeşili koruma politikaları ekolojik diplomasiyi, yabancı yatırımcılara yönelik düzenlemeler ekonomik karşılıklı bağımlılığı, stratejik adaptasyon ise jeopolitik konumlanmayı vurgulamaktadır. Temel öncelikler arasında, endüstriyel modernizasyon, yenilikçi sektörlerin geliştirilmesi ve iç pazarın güçlendirilmesi yer almaktadır. Plan, Çin’in 2035’e…

Read More

“Şi Cinping’in Hukuk Üzerine Seçme Eserleri”nin ilk cildi, 16 Kasım 2025 tarihinde Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez Parti Tarihi ve Edebiyat Enstitüsü tarafından yayımlanmıştır. 69 metinden oluşan bu çalışma, sadece iç hukuk reformlarının ideolojik temeli değildir; aynı zamanda Çin’in “hukuk temelli yönetim (yifa zhiguo)”, “Parti liderliği (dang de lingdao)” ve “halkın merkezde olduğu kalkınma (yi renmin wei zhongxin)” ilkelerinin küresel düzene yansıtılmasına yönelik stratejik bir beyanname niteliğindedir.[i][ii] Eser, 2012’de gerçekleştirilen 18. Ulusal Kongresi’nden bu yana hukuk alanında gerçekleştirdiği teorik ve pratik sıçramanın en kapsamlı özeti niteliğindedir. Metinde Şi’nin, Çin karakteristiğine sahip sosyalist hukuk sisteminin kurucu ilkelerini sistematik biçimde ortaya koymaktadır. Ayrıca Çin’in 21. yüzyıl küresel düzeninde…

Read More

10 Kasım 2025 tarihi itibarıyla yürürlüğe giren Amerika Birleşik Devletleri (ABD)-Çin ticaret ateşkesi, iki süper gücün ekonomik karşılıklı bağımlılık dinamiklerinin zorladığı kontrollü bir tırmanma dönemini başlatmıştır. Donald J. Trump ile Şi Cinping arasında imzalanan bu anlaşma, Section 301 soruşturması kapsamında Çin’in denizcilik, lojistik ve gemi inşası sektörlerindeki hakimiyetine yönelik yaptırımların bir yıl süreyle askıya alınmasını ve Çin’in nadir toprak elementleri (REE) ihracatına ilişkin kontrollerin geçici olarak kaldırılmasını öngörmektedir.[i] Anlaşmanın temel parametreleri ve asimetrik tavizleri, Beyaz Saray’ın 5 Kasım 2025 tarihli resmi bilgi notuna göre şu unsurları içermektedir: ABD, Çin’in denizcilik, lojistik ve gemi inşası sektörlerini hedef alan Section 301 yaptırımlarını…

Read More

30 Ekim 2025 tarihinde Güney Kore’nin Busan şehrinde Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) Zirvesi esnasında gerçekleşen Amerika Birleşik Devletleri (ABD) Başkanı Donald Trump ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping arasındaki görüşme, iki süper güç arasındaki ticaret gerilimini geçici olarak dindiren kritik bir diplomatik hamle olarak tarihe geçmiştir. Zirve, fentanil tarifelerinin %20’den %10’a indirilmesiyle genel tarife yükünü %57’den %47’ye düşürmüştür. Ayrıca Çin’in nadir toprak elementleri ihracat kısıtlamalarını bir yıl askıya almasını sağlamış ve ABD soya fasulyesi ile sorgum alımlarını yeniden canlandırmıştır.[i] Buna karşılık ABD’nin varlık listesindeki Çinli firmalara yönelik ihracat kontrollerinin genişletilmesi bir yıl ertelenmiştir.[ii] 1 saat 40 dakika süren görüşmede her iki lider…

Read More

Uluslararası ilişkilerde sistemin düzeni sadece kurumlar ve askeri dengeler üzerine kurulmamaktadır; mevcut düzen aynı zamanda anlamlar, değerler ve kimlikler üzerinden yeniden inşa edilmektedir. Post-yapısalcı uluslararası ilişkiler yaklaşımı, özellikle David Campbell’ın dış politikada kimlik kuramı (1992) çerçevesinde devletlerin kendilerini “öteki aktöre” karşı söylemsel olarak kurduklarını ortaya koymuştur. Bu kurgu dış politikadan ziyade iç siyasetteki kimlik ve bu kimliğin dünyayla olan ilişkisini de önemli ölçüde etkilemektedir. Kimliklerin söylemsel düzeyde ciddi dönüşümler geçirdiği bir zamanda uluslararası ilişkileri sadece gerçekçilik çerçevesinde ele almak yüzeysel bir analiz sunmaktadır. Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) “liberal ve özgür dünyanın lideri” ve Amerikan rüyasını iç sosyoekonomik tahayyülden uluslararası düzlemde…

Read More

Çin Ulusal Halk Kongresi (NPC) ve Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı’nın (CPPCC) “İkili Kongre” oturumları 5 Mart-11 Mart 2025 tarihlerinde icra edilmiştir.[i] 9 Mart 2025 tarihinde gerçekleştirilen bir oturumda ise DeepSeek ve yapay zekanın geleceği ele alınmıştır.[ii] DeepSeek’in piyasaya sürülmesi, yapay zeka teknolojisi sektöründe önemli bir dönüşüm sürecini başlatmış, bu robot kısa sürede OpenAI’nin ChatGPT’sini geride bırakarak Amerika Birleşik Devletleri’ndeki (ABD) en çok indirilen ücretsiz iPhone uygulaması haline gelmiştir. Bu hızlı gelişim, çip üreticisi Nvidia’nın büyük kayıplar yaşamasına ve ABD borsasında yaklaşık 600 milyar dolarlık piyasa değerinin silinmesine neden olmuştur. Çin Menkul Kıymetler Düzenleme Komisyonu Başkanı Wu Qing, DeepSeek’in başarısını…

Read More

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, 5 Eylül 2024 Perşembe günü Çin-Afrika İşbirliği Forumu’nun (9. FOCAC 2024 Zirvesi’nin) başarıyla sonuçlandığını duyurmuştur. Aynı zamanda Çin Komünist Partisi Merkez Komitesi Siyasi Bürosu üyesi olan Wang, Senegal Dışişleri Bakanı Yacine Fall ve Kongo Cumhuriyeti Dışişleri Bakanı Jean-Claude Gakosso ile birlikte basın mensuplarıyla bir araya geldiği toplantıda zirvenin önemini vurgulamıştır. Wang, zirvenin ardından Çin’le diplomatik ilişkileri olan tüm Afrika ülkeleri arasındaki bağların stratejik ilişki seviyesine yükseltildiğini belirtmiştir.[i] Çin ve Afrika ülkeleri arasındaki ilişkiler, diplomatik, ekonomik ve sosyal bağların derinleşmesiyle birlikte FOCAC’ın yeni döneminde daha ileri bir düzeye taşınmıştır. Bu işbirliği, yalnızca siyasi ilişkilerin değil, aynı…

Read More

Afrika ve Çin arasındaki ilişkiler, 21. yüzyılda özellikle ekonomik işbirliği ve altyapı projeleri çerçevesinde güçlenmiştir. Bu ilişkilerin merkezi, Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi (KYG) ve Çin-Afrika İşbirliği Forumu (FOCAC) gibi platformlar üzerinden şekillenmektedir. Bu hususta gözler 4-6 Eylül 2024 tarihleri ​​arasında Pekin’de düzenlenecek olan 9. FOCAC’a çevrilmiştir. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Lin Jian, 27 Ağustos 2024 tarihinde düzenlenen basın toplantısında, ülkesinin uzun yıllar boyunca FOCAC ve KYG kapsamında samimiyet, gerçek sonuçlar, dostluk ve iyi niyet ilkelerine bağlı kaldığını belirtmiştir. Ayrıca Çin’in Afrika ülkelerinin sürdürülebilir kalkınma hedeflerine ulaşmaları için altyapı ve bağlantı geliştirme çabalarını kararlılıkla desteklediğini vurgulamıştır.[i] Sözcü Lin, Çin ve…

Read More

ANKASAM Bir ülkenin kültürel değerleri, ulusal psikolojisini ve kimliğini etkilemektedir. Vatandaşların değerleri ve kamuoyunun görüşleri, medya ve diğer bilgi kanalları aracılığıyla devlet liderlerine iletilir ve dış politika kararları, hem doğrudan hem de dolaylı olarak kolektif bilince karışır. Bahsi geçen kolektif bilinç, Çin halkının ruhunu etkileyen geleneksel kültürel değerler, uyum, yardımseverlik, doğruluk, bilgelik ve dürüstlük çerçevesinde şekillenmektedir.[1] Han Hanedanlığı’na (M.Ö. 202-M.S. 220) kadar uzanan bir tarihte Han halkının şimdiki Çin topraklarındaki yayılmasına, Konfüçyüsçülüğün en gelişmiş etik sistem olarak desteklenmesi eşlik etmiştir. Konfüçyüsçülüğün temel değeri olan yardımseverlik, ailevi bağların ve kan bağının önemine kadar uzanmakta ve Çinliler tarafından büyük saygı görmektedir. Huzurlu…

Read More

Kaynak: ANKASAM Çin Komünist Partisi (ÇKP) Merkez Komitesi Genel Sekreteri Şi Cinping’in “kültürel mirasın korunması, aktarılması ve geleneksel Çin kültürünün ileriye taşınması” konulu makalesi 16 Nisan 2024 tarihinde yayımlanmıştır. Ayrıca makalenin ÇKP Merkez Komitesi’nin dergisi olan Qiushi Journal’ın 2024 yılı sekizinci sayısında da yayımlanması beklenmektedir.[1] İlk olarak Şi’nin kültür düşüncesi, 9 Kasım 2023 tarihinde Pekin’de düzenlenen kamusal iletişim ve kültür çalışmaları konulu iki günlük ulusal toplantıda resmi olarak ortaya atılmıştır. Toplantıdan bu yana geçen zamanda, kamusal iletişim ve kültür alanlarında tarihi başarılar elde edilmiş ve bu başarılar aynı zamanda ÇKP Merkez Genel Sekreteri olan Başkan Şi’nin liderliğine atfedilmiştir.[2] Şi’nin yeni dönemde…

Read More

18 Ekim 2023 Çarşamba günü Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, Kuşak ve Yol Girişimi’ni desteklemek için sekiz maddelik bir plan açıklamıştır.[1] 3. Kuşak ve Yol Uluslararası İşbirliği Forumu’nun açılış töreninde konuşan Şi, ülkesinin çok yönlü bir Kuşak ve Yol bağlantı ağı inşa etme taahhüdünü yinelemiştir. Bu açıklama, coğrafi olarak farklı bölgeleri birbirine bağlamayı amaçlayan geniş kapsamlı bir altyapı ağı oluşturma hedefi olarak yorumlanabilir. İlk olarak Şi, Çin-Avrupa Demiryolu Ekspresi’nin yüksek kaliteli gelişimini hızlandırma sözü vermiş, söz konusu demiryolu taşımacılığının etkinliğini ve verimliliğini artırmayı amaçladıklarını açıklamıştır. Avrupa ile Çin arasındaki lojistik bağlantıları güçlendirmeyi planlayan Çin’in Hazar Denizi uluslararası ulaşım koridoruna katılacağını…

Read More