Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) LinkedIn
    Kuşak ve Yol
    • Kurumsal
      • Hakkımızda
      • Platformlar
        • Kuşak ve Yol Girişimi İşadamları Platformu
        • Kuşak ve Yol Girişimi Sivil Toplum Kuruluşları Platformu
        • Kuşak ve Yol Girişimi Yerel Yönetimler Platformu
        • Kuşak ve Yol Girişimi Medya Platformu
    • Kuşak ve Yol Girişimi

      Kısa Tarihi ve Üye Devletler

      8 Ocak 2024

      Kuşak ve Yol Girişimi Yatırım Projeleri

      1 Ocak 2024

      Finansman

      1 Ocak 2024
    • Haberler

      Çinli otomobil markaları Güney Afrika’da yükselişini hızlandırıyor; pazar payı yüzde 20’ye yaklaşıyor

      26 Haziran 2026

      Xi, Çin’in Bangladeş’in yeni hükümetini desteklediğini ve yüksek kaliteli Kuşak ve Yol iş birliği beklediğini söyledi

      26 Haziran 2026

      9. Çin-Avrasya Fuarı Kapılarını Açtı, Avrasya’da Ekonomik ve Ticari İş Birliğini Güçlendiriyor

      26 Haziran 2026

      Tongjiang demiryolu limanında Çin-Avrupa yük treni seferlerinde artış görüldü.

      25 Haziran 2026

      Çin, ABD’nin Asya Ülkelerine Orta Menzilli Füze Sistemleri Konuşlandırmasına Kesin Şekilde Karşı Çıkıyor; ABD ve Japonya’ya Bölge Ülkelerinin Çağrılarını Dikkate Alma ve Hatalı Adımları Düzeltme Çağrısında Bulunuyor: Dışişleri Bakanlığı

      22 Mayıs 2026
    • Yayınlar
      1. Analiz
      2. İnfografik
      3. Rapor
      4. Röportaj
      5. Tümü

      Şi’nin Çok Kutupluluk Söylemi ve Çin-Kuzey Kore İlişkilerinin Yeni Çerçevesi

      25 Haziran 2026

      Şi Cinping Döneminde Çin’in Diplomatik Rol Dönüşümü

      5 Haziran 2026

      Çin’in Yükselişi: Küresel Sistemin Dönüşümü ve Hegemonya Mücadelesi

      21 Mayıs 2026

      Çin’de Cinsiyet Kutuplaşması: Giddens’ın Yapılandırma Teorisi

      20 Mayıs 2026

      İnfografik: Tacikistan ve Çin Kuşak ve Yol Girişimi’nde İşbirliği

      20 Mayıs 2026

      İnfografik Küresel Refahın Anahtarı: Kuşak ve Yol

      20 Aralık 2025

      İnfografik Kuşak ve Yol Girişimi’nin Kafkasya’ya Katkıları

      18 Aralık 2025

      Kuşak ve Yol girişimi Bağlamında Balkanlar’da Yürütülen Projeler

      3 Ekim 2025

      Yeni Küresel Sistemin İnşasının Temel Dinamikleri Olarak Xi Jinping’in Dört Girişimi Raporu Yayında!

      5 Mayıs 2026

      Kuşak ve Yol Girişimi 2024 Yılı 1. Dönem Raporu Yayında!

      4 Kasım 2024

      Türkiye-Çin İlişkileri: Kuşak ve Yol İşbirliği Temelinde İnsanlık için Ortak Vizyon ve Stratejik İşbirliği Raporumuz Yayında!

      4 Kasım 2024

      Kuşak Ve Yol Girişimi Çerçevesinde Çin’in Güney Kafkasya Ülkeleriyle ilişkisi

      14 Haziran 2024

      CAICT, Araştırmacı Bingyi Yang: “Çin, Yapay Zeka (YZ) Gelişimine Büyük Önem Veriyor.”

      26 Mart 2025

      Astana Bilgi Teknolojileri Üniversitesi, Dr. Öğr. Üyesi Ainur Slamgazhy: “KYG Aracılığıyla Çin’in Küresel Sahnede Oynadığı Rol, Projenin Uluslararası İmajını ve Algısını Önemli Ölçüde Etkilemektedir.”

      12 Ekim 2024

      Pencab Üniversitesi, Prof. Dr. Rehana Saeed Hashmi: “Çin, Kuşak ve Yol Girişimi ile Stratejik Bir Vizyon Ortaya Koymuştur.”

      20 Eylül 2024

      PRCCSF Başkanı Khalid Taimur Akram: “Kuşak ve Yol Girişimi, farklı kültürler ve bölgeler arasında daha fazla anlayış ve işbirliğini teşvik ederek, katılımcı ülkeler arasında kültürel ve kişiler arası alışverişi kolaylaştırmıştır.”

      8 Mart 2024

      Şi’nin Çok Kutupluluk Söylemi ve Çin-Kuzey Kore İlişkilerinin Yeni Çerçevesi

      25 Haziran 2026

      Şi Cinping Döneminde Çin’in Diplomatik Rol Dönüşümü

      5 Haziran 2026

      Çin’in Yükselişi: Küresel Sistemin Dönüşümü ve Hegemonya Mücadelesi

      21 Mayıs 2026

      Çin’de Cinsiyet Kutuplaşması: Giddens’ın Yapılandırma Teorisi

      20 Mayıs 2026
    • İletişim
    • Türkçe
      • Türkçe
      • English
    Kuşak ve Yol
    Anasayfa » Çin ve ABD Arasında Kimliğin Yeniden Tanımlanması
    Analiz

    Çin ve ABD Arasında Kimliğin Yeniden Tanımlanması

    Zeynep Çağla ERİNBy Zeynep Çağla ERİN18 Ağustos 2025
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email Telegram

    Uluslararası ilişkilerde sistemin düzeni sadece kurumlar ve askeri dengeler üzerine kurulmamaktadır; mevcut düzen aynı zamanda anlamlar, değerler ve kimlikler üzerinden yeniden inşa edilmektedir. Post-yapısalcı uluslararası ilişkiler yaklaşımı, özellikle David Campbell’ın dış politikada kimlik kuramı (1992) çerçevesinde devletlerin kendilerini “öteki aktöre” karşı söylemsel olarak kurduklarını ortaya koymuştur. Bu kurgu dış politikadan ziyade iç siyasetteki kimlik ve bu kimliğin dünyayla olan ilişkisini de önemli ölçüde etkilemektedir. Kimliklerin söylemsel düzeyde ciddi dönüşümler geçirdiği bir zamanda uluslararası ilişkileri sadece gerçekçilik çerçevesinde ele almak yüzeysel bir analiz sunmaktadır. 

    Amerika Birleşik Devletleri’nin (ABD) “liberal ve özgür dünyanın lideri” ve Amerikan rüyasını iç sosyoekonomik tahayyülden uluslararası düzlemde evrenselliğin temsilcisi kimliği özellikle “Amerika’yı Yeniden Büyük Yap (MAGA 2.0)” vizyonundan sonra restorasyona uğramıştır.[i] Tarihin sonunun gittikçe değiştiği ve şekillendiği dünyada MAGA 2.0 ilk bakışta bir restorasyon vaadi gibi görünse de özünde beyaz kimliğin, Protestan etiğin ve yerli aidiyetin merkeze alındığı yeni bir Amerikan milliyetçiliği yaratmıştır. Bu söylem, artık göçmenleri tehdit olarak kodlamakta, çokkültürlülüğü bir zayıflık olarak görmektedir. Söylemsel düzeyde ABD, artık “evrensel değerler” üretmeye çalışan bir özne değil, kendi sınırlarını korumaya çalışan bir özne haline gelmiştir. Bu da Campbell’ın vurguladığı gibi, içerideki kimlik krizini dış politika söylemine yansıtan bir izdüşümdür. 

    Son yirmi yılda ABD, Çin’e yönelik tutumu ekonomik işbirliğinden açık bir düşmanlığa evrilmektedir. Liberal düzlemde yeni liderlik Çin’e geçmiş gibi görünse de Çin bu düzenin seçilmiş unsurlarını benimsemektedir; bu değerleri dönüştürmekte ya da doğrudan zorlamaktadır. Çin, serbest ticaret, altyapı yatırımları ve küresel ekonomik bağlantısallık gibi liberal ekonomik ilkeleri sürdürmekte kararlıdır; Kuşak ve Yol Girişimi (KYG), Asya Altyapı Yatırım Bankası ve BRICS+ gibi mekanizmalarla bu ağları genişletmektedir. 

    ABD’li medya organları ve siyasetçiler sürekli bir Çin karşıtı söylem benimserken, ABD hükümeti Çin’e ticaret kısıtlamaları ve yaptırımlar uygulamaktadır. ABD-Çin ilişkisini, kapitalist dünya sistemi bağlamında anlamak gerekir. “Küresel Kuzey” olarak da anılan merkez ülkelerdeki sermaye birikimi, “Küresel Güney” olarak tanımlanan çevre ve yarı çevre ülkelerden sağlanan ucuz iş gücü ve kaynaklara dayanmaktadır.[ii] Bu hususta, küresel tedarik zincirlerine hükmeden çok uluslu şirketlerin yüksek kârlar elde edebilmesi açısından kritiktir. Merkez ile çevre arasındaki sistematik fiyat farkı, uluslararası ticarette eşitsiz değişim yoluyla çevreden merkeze büyük miktarda değerin aktarılmasını sağlar.

    1980’lerden itibaren Çin, Batılı yatırımlara ve ticarete açıldığından bu yana bu sistemin kilit bir parçası haline gelmiştir. Çin, Batılı şirketler için ucuz ama aynı zamanda yüksek vasıflı ve verimli bir iş gücü sunmuştur. Örneğin Apple’ın üretimi büyük ölçüde Çinli işçilere dayanmaktadır.[iii] Günümüzde merkez ülkelerdeki sermaye sınıfı, ucuz iş gücüne ve kaynaklara erişimi yeniden sağlamak için çözüm aramaktadır. Batılı iş dünyası medyasında daha sık dile getirilen bir seçenek, üretimin ücretlerin daha düşük olduğu Asya’nın diğer bölgelerine kaydırılmasıdır. Ancak bu durum, üretim kayıpları, yeni personel bulma zorunluluğu ve tedarik zinciri kesintileri gibi ciddi maliyetler barındırmaktadır. Diğer seçenek ise Çin’de ücretlerin yeniden düşürülmesidir; bu hususta ABD’nin Çin’e olan baskısı devam etmektedir.

    ABD’nin Çin’e karşı düşmanlığını körükleyen ikinci unsur ise teknolojidir. Pekin, son 10 yılda sanayi politikalarını stratejik sektörlerde teknolojik gelişimi önceliklendirecek biçimde olağanüstü ilerleme kaydetmiştir. Çin, bugün dünyanın en büyük hızlı tren ağına, kendi yolcu uçaklarına, yenilenebilir enerji kaynaklarına, elektrikli araçlara, tıbbi teknolojiye, akıllı telefonlara, mikroçip üretimi ve yapay zekâya sahiptir. Bunlar genellikle yüksek gelirli Batılı ülkelerden beklenen değerlerdir. Fakat Çin, kişi başı gelir açısından gelişmiş ekonomilerin %80 altında olmasına rağmen bunu başarmaktadır.[iv]

    Çin’in kişi başı askeri harcaması küresel ortalamanın altındadır. ABD ve müttefiklerine bakıldığında Çin’den yedi kat daha fazla askeri harcama yapıldığı görülmektedir. Ayrıca ABD’nin Çin’e kıyasla sekiz kat daha fazla nükleer silahı bulunmaktadır.[v] Bu hususta Campbell, güvenlik söylemlerinin nasıl kimlik ürettiğini analiz ederken devletlerin, kendi rollerini olumlu gösterecek şekilde dünyayı “düzen” ve “kaos” olarak çerçevelendirdiğini öne sürmektedir. Çin’in dış politika belgelerinde “kalkınma hakkı”, “medeniyetler arası diyalog”, “uluslararası eşitlik” gibi değerleri estetize etmesi, onun kimliğini yumuşak güç üzerinden meşrulaştırdığını göstermektedir.

    Bu bağlamda Çin, klasik anlamda liberal uluslararası düzenin lideri değil; daha ziyade bu düzenin içinden yükselmiş ve onu kendi jeopolitik çıkarları doğrultusunda şekillendiren bir güçtür. ABD’nin öncülüğünde kurulan kurallı uluslararası sistemin meşruiyeti, bizzat sistemin kurucularının içe kapanma, göç karşıtlığı ve milliyetçi söylemleriyle zedelenirken; Çin “çok-kutuplu”, “Batı dışı” ve “kapsayıcı” bir düzen vizyonunu söylemsel olarak “Tianxia” gibi kavramlarla meşrulaştırmaktadır. Bu noktada Ikenberry’nin liberal kurumsalcı çerçevesi, Çin’in mevcut düzenin “yararlanıcısı” olduğu, ancak bu düzenin normatif temellerini paylaşmadığı vurgusuyla anlam kazanırken; realist kuramcılar Çin’in uzun vadede Batı merkezli normları dışlayan yeni bir düzen kurma niyetine işaret etmektedir. Sonuç olarak Çin’i yeni liberal düzenin lideri olarak değil, daha çok post-liberal ya da alternatif çok-kutuplu bir sistemin kurucu aktörü olarak değerlendirmek daha isabetli olacaktır.


    [i] “What MAGA 2.0 Means for America”, Martens Centre for European Studies, https://www.martenscentre.eu/blog/what-maga-2-0-means-for-america/, (Erişim Tarihi: 05.08.2025).

    [ii] “The real reason the West is warmongering against China”, Aljazeera, https://www.aljazeera.com/opinions/2025/8/3/the-real-reason-the-west-is-warmongering-against-china, (Erişim Tarihi: 05.08.2025).

    [iii] Aynı yer.

    [iv] Aynı yer.

    [v] Aynı yer.

    Kaynak: https://www.ankasam.org/anka-analizler/cin-ve-abd-arasinda-kimligin-yeniden-tanimlanmasi/

    Previous Article Çin ve Mısır, Kırsal Mısırlı Kadınları Güçlendirmek İçin Kümes Hayvancılığı Eğitim Programı Başlattı
    Next Article Çin Dışişleri Bakanı: 21. Yüzyıl Asya, Özellikle Güney Asya İçin Hızlandırılmış Kalkınma ve Canlanma Çağı Olmalı

    Related Posts

    Şi’nin Çok Kutupluluk Söylemi ve Çin-Kuzey Kore İlişkilerinin Yeni Çerçevesi

    25 Haziran 2026 Analiz

    Şi Cinping Döneminde Çin’in Diplomatik Rol Dönüşümü

    5 Haziran 2026 Analiz

    Çin’in Yükselişi: Küresel Sistemin Dönüşümü ve Hegemonya Mücadelesi

    21 Mayıs 2026 Analiz

    Son İçerikler

    Haberler
    Çinli otomobil markaları Güney Afrika’da yükselişini hızlandırıyor; pazar payı yüzde 20’ye yaklaşıyor
    26 Haziran 2026
    Haberler
    Xi, Çin’in Bangladeş’in yeni hükümetini desteklediğini ve yüksek kaliteli Kuşak ve Yol iş birliği beklediğini söyledi
    26 Haziran 2026
    Haberler
    9. Çin-Avrasya Fuarı Kapılarını Açtı, Avrasya’da Ekonomik ve Ticari İş Birliğini Güçlendiriyor
    26 Haziran 2026
    Analiz
    Şi’nin Çok Kutupluluk Söylemi ve Çin-Kuzey Kore İlişkilerinin Yeni Çerçevesi
    25 Haziran 2026

    Kuşak ve Yol İnisiyatifi Ekonomi ve Kültür Derneği
    Belt and Road Initiative Association for Economy and Culture
    一带一路经济与文化协会

    İletişim

    Abide-i Hürriyet Caddesi A Blok No: 211 K: 1 D: 64 34381 Şişli/İstanbul-TÜRKİYE

    Tel: +90 (212) 982 49 32

    E-posta: info@kusakveyol.org

    © 2026 Kuşak ve Yol İnisiyatifi Ekonomi ve Kültür Derneği. Tüm Hakları Saklıdır.
    • Kurumsal
    • Kuşak ve Yol Girişimi
    • Haberler
    • Analiz
    • İnfografik
    • Rapor
    • Röportaj

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.