Avrupa’nın Modern Diplomasi dergisi, 12 Eylül sayısında Mısır Benisüf Üniversitesi Siyaset ve Ekonomi Fakültesi Öğretim Üyesi Nadia Hilmi imzalı bir makale yayımladı. Makalede, Kuşak ve Yol Girişimi’nin küresel refahı teşvik ettiği ve bunun küresel güney ülkelerinin ortak hedefi olduğu vurgulandı.
Makale, Birleşmiş Milletler’in Güney-Güney İş Birliği Günü’nü kutladığı dönemde Çin’in, küresel güney ülkelerini ekonomik yönetişim sisteminin reformuna aktif katılım ve liderlik yapmaya çağırdığını belirtiyor. Bu yaklaşımın, gelişmekte olan ülkeleri kalkınma ve iyileşme yolunda ortaklar hâline getireceği ifade ediliyor. Çin ayrıca, küresel güney ülkeleri arasında uygarlık diyaloğunu teşvik ederek çeşitlilik ve uyumun güçlenmesini destekliyor ve “iletişim ve diyalogu artırarak her ülkenin kendi koşullarına uygun modernleşme yolunu destekleme” anlayışını benimsiyor. Çin ayrıca “Küresel Güney” Think Tank İş Birliği Birliği’ni kuracağını açıklayarak dünya uygarlıklarının birbirinden öğrenmesine yeni bir ivme kazandırıyor.
Nadia Hilmi, uzun yıllardır Çin siyaseti ve Çin Komünist Partisi politikalarını inceleyen bir akademisyen olarak, Kuşak ve Yol Girişimi’nin Çin ile küresel güney ülkeleri arasındaki iş birliği ve üçüncü taraf pazarlarda ortaklık örneği olduğunu belirtiyor. Girişimin, politika ve konumların koordinasyonu yoluyla bölgesel ve küresel sorunlarda uzlaşı sağladığı, böylece Çin ile küresel güney ülkeleri arasında siyasi güveni artırdığı ifade ediliyor. Bu durum, gelişmekte olan ülkelerin güçlenmesine ve uluslararası söz sahibi olma kapasitelerinin artmasına katkı sağlıyor.
Makale ayrıca, Çin’in küresel güney ülkeleriyle insanlığın kader ortaklığı kapsamında yeni fikirler ve girişimler geliştirdiğini, ülke yönetimi, sanayileşme ve tarım modernizasyonu, barış ve güvenlik ile Kuşak ve Yol çerçevesinde yüksek kaliteli iş birliği gibi somut alanlarda iş birliği planları açıkladığını vurguluyor. Bu girişimler, karşılıklı yarar ve kazan-kazan anlayışına dayalı.
Hilmi’ye göre, Kuşak ve Yol Girişimi, Çin’in modernleşme yolculuğunda yeni bir adım ve Çin ile küresel güney ülkeleri arasında kader ortaklığı inşa etme çabası anlamına geliyor. Aynı zamanda Çin halkı ile gelişmekte olan ülkelerin halkları arasındaki dostluğun yeni bir dönemini başlatıyor ve küresel modernleşmeye güçlü bir ivme kazandırıyor.
Makale, Çin’in ABD ve Batılı müttefikler tarafından yönlendirilen korumacılık, tek taraflılık ve hegemonyaya karşı çıktığını, bunun yerine iş birliğine dayalı, daha adil ve etkin bir küresel ekonomik yönetişim sistemi oluşturmayı hedeflediğini belirtiyor.
