Çinli yetkililer, 2026 yılının ilk yarısında kaydedilen istikrarlı ekonomik büyümenin, dünyanın ikinci büyük ekonomisinin dayanıklılığını ve yeni büyüme dinamiklerinin giderek artan rolünü ortaya koyduğunu belirtti. Bu performansın, ülkenin 15. Beş Yıllık Kalkınma Planı (2026-2030) dönemine güçlü bir başlangıç yaptığı vurgulandı.
Ulusal İstatistik Bürosu (NBS) verilerine göre, dış belirsizliklerin arttığı bir dönemde Çin’in gayrisafi yurt içi hasılası (GSYH), yılın ilk yarısında geçen yılın aynı dönemine göre %4,7 artarak 69,6 trilyon yuana (yaklaşık 10,25 trilyon ABD doları) ulaştı.
Xinhua Haber Ajansı’nın düzenlediği China Economic Roundtable programında konuşan NBS yetkilisi Wang Guanhua, “Zorluklarla elde edilen bu başarılar, bu yılın ekonomik ve sosyal kalkınma hedeflerine ulaşılması için sağlam bir temel oluştururken, 15. Beş Yıllık Plan dönemine de güçlü bir başlangıç sağladı.” dedi.
Küresel belirsizliklere rağmen dayanıklılık
Yetkililer, birçok uluslararası kuruluşun büyük ekonomilere ilişkin büyüme tahminlerini aşağı yönlü revize ettiği bir dönemde, Çin’in ilk yarı performansının ekonomisinin büyüklüğü dikkate alındığında dikkat çekici olduğunu belirtti.
Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu (NDRC) yetkilisi Yang Te, büyümenin yıllık yaklaşık %4,5-5 hedefiyle uyumlu olduğunu ve Çin’i dünyanın en hızlı büyüyen büyük ekonomileri arasında konumlandırdığını söyledi.
Yang, %4,7’lik büyümenin yalnızca 2026’nın ilk altı ayında ekonomiye 3,6 trilyon yuanlık ilave üretim kazandırdığını, bunun da orta ölçekli bir Avrupa ekonomisinin yıllık GSYH’sine denk geldiğini ifade etti.
NBS verilerine göre, haziran ayında kentlerde ankete dayalı işsizlik oranı %5 seviyesine gerilerken, kişi başına düşen harcanabilir gelir yılın ilk yarısında yıllık bazda %5,2 arttı.
Ocak-Haziran döneminde sanayi katma değeri %5,4, tüketim gücünün önemli göstergelerinden biri olan mal ve hizmet perakende satışları ise %2,7 artış kaydetti.
Yang, ekonominin iki temel avantaja dayandığını belirterek bunların dayanıklı sanayi ve tedarik zincirleri ile güçlü enerji güvenliği olduğunu söyledi.
Dönem boyunca yaşanan dış şoklara rağmen Çin’in sanayi ve tedarik zincirlerinin dayanıklılığını koruduğunu ifade eden Yang, bunun ülkenin hem “dünyanın fabrikası” hem de “dünyanın pazarı” konumunu daha da güçlendirdiğini kaydetti.
Küresel enerji arzındaki aksaklıklara rağmen Çin’in enerji arzını güvence altına almak ve fiyatları istikrarlı tutmak için aldığı önlemlerin üretim faaliyetlerini ve günlük yaşamı koruduğunu belirten Yang, “Dış belirsizliklere rağmen istikrarlı büyümesini sürdüren Çin, küresel ekonominin hem dengeleyicisi hem de önemli büyüme motorlarından biri olmayı sürdürerek küresel istikrarın temel dayanaklarından biri haline geldi.” dedi.
Yeni büyüme dinamikleri öne çıkıyor
Yuvarlak masa toplantısına katılan yetkililer, ekonomik dayanıklılığın arkasında yeni büyüme dinamiklerine geçiş sürecinin hızlanmasının bulunduğunu ifade etti.
Wang Guanhua, “Eski büyüme dinamiklerinden yenilerine geçiş, Çin ekonomisinin en belirgin özelliklerinden biri haline geldi. Bu dönüşüm yalnızca birkaç sektördeki teknolojik atılımlarla sınırlı değil; ekonominin genelinde yaşanan kapsamlı bir dönüşümü yansıtıyor.” dedi.
NBS verilerine göre, ileri teknoloji üretimi, dijital ekonomi ve modern hizmetler tarafından temsil edilen yeni büyüme dinamikleri, 2026’nın ilk yarısındaki ekonomik büyümenin %40’tan fazlasını oluşturdu.
Bu dönüşüm özellikle stratejik gelişmekte olan sektörlerde belirgin şekilde görülüyor. Çin’in entegre devre üretimi yılın ilk altı ayında 279,8 milyar adede ulaşırken, bu rakam günlük 1,5 milyardan fazla çip üretimine karşılık geliyor.
NDRC’ye bağlı Çin Makroekonomik Araştırmalar Akademisi Başkanı Huang Hanquan ise Çin’in teknolojik ve endüstriyel dönüşüm fırsatlarını değerlendirmesi sayesinde yapay zekâ inovasyonunda dünyanın önde gelen ülkeleri arasına yerleştiğini söyledi.
Huang, yapay zekâ bağlantılı sektörlerin bu yıl %30’un üzerinde büyümesini beklediklerini ve bunun ekonomiye yeni ivme kazandıracağını ifade etti.
Wang ise yükselen sektörlerdeki hızlı gelişimin geçici bir başarı olmadığını belirterek, bunun yıllardır temel teknolojilerde atılım yapılması, teknolojik ve endüstriyel inovasyonun bütünleşmesi ile yenilikçi şirketlerin desteklenmesi sayesinde mümkün olduğunu söyledi.
Mart ayında açıklanan 15. Beş Yıllık Kalkınma Planı Taslağı’nda, modern sanayi sisteminin geliştirilmesi ve yeni kaliteli üretici güçlerin oluşturulması temel öncelikler arasında yer aldı.
Wang, yeni büyüme dinamiklerinin güç kazanmaya devam ettikçe, karmaşık dış koşullar altında Çin ekonomisinin istikrarlı performansını destekleyen en önemli unsurlardan biri haline geldiğini vurguladı.
https://english.news.cn/20260729/5b2250c363514489959461142f1fc471/c.html
