Çin’in dünyaca ünlü Sanxingdui Harabeleri’nden çıkarılan bronz bir eser üzerine yapılan yeni araştırma, antik Shu uygarlığının antik Çin’deki diğer bölgesel kültürlerle derin bağlantılar içinde olduğunu ortaya koyarken, Çin kültürünün çeşitlilik içinde birlik niteliğini kanıtlayan en güncel bulguları da gözler önüne seriyor.
Sichuan Eyaleti Kültürel Kalıntılar ve Arkeoloji Araştırma Enstitüsü, cuma günü araştırma bulgularını yayımladı. Çalışma, Çin’in güneybatısındaki Sichuan eyaletinde bulunan Sanxingdui Harabeleri’ndeki 3 numaralı çukurdan çıkarılan ve başında bir zun kabı taşıyan diz çökmüş bronz figürine odaklanıyor.
Birden fazla ayrı döküm parçadan oluşan bu anıtsal bronz eser, Sanxingdui halkının üstün döküm tekniklerini ortaya koyan karmaşık ve özgün bir tasarıma sahip bulunuyor.
Metal bileşimi analizleri, eseri oluşturan parçaların Çin’in farklı bölgelerinden temin edilen mineral malzemeler kullanılarak üretildiğini gösteriyor.
Enstitüde yardımcı araştırmacı olarak görev yapan Guo Jianbo, bronz zun kabının büyük olasılıkla Orta Ovalar (Central Plains) bölgesinde üretildiğini, figürin ile dekoratif parçaların ise Sanxingdui’de yerel olarak döküldüğünü söyledi.
Guo, bu parçaların farklı zamanlarda ve farklı yerlerde çeşitli ustalar tarafından ayrı ayrı üretildikten sonra Sanxingdui’de bir araya getirilerek monte edildiğini belirtti.
Guo’ya göre bu değiştirme ve birleştirme süreci, esere yeni kültürel anlamlar kazandırırken, farklı bölgesel kültürlerin nasıl bir araya gelerek Çin uygarlığının çeşitlilik içinde birlik yapısına katkıda bulunduğunu da ortaya koyuyor.
Sichuan eyaletine bağlı Guanghan kentinde bulunan Sanxingdui Harabeleri’nin, yaklaşık 3.000 ila 4.500 yıl öncesine tarihlenen antik Shu Krallığı’nın kalıntıları olduğuna inanılıyor. Alan, 20. yüzyılın en büyük arkeolojik keşiflerinden biri olarak kabul ediliyor. Bölgede 1986 yılında iki kurban çukuru, 2021 yılında ise altı yeni kurban çukuru keşfedildi. Alanın çekirdek bölgesi 3,6 kilometrekarelik bir alanı kapsıyor.
Sanxingdui Harabeleri, çarpıcı ve son derece ayrıntılı tasarımlara sahip büyük ve orta boy bronz eserleriyle tanınıyor.
Son bulgular, söz konusu eserlerin antik Shu halkının hayal gücünün ürünü olan tamamen mitolojik tasvirler olduğu yönündeki önceki varsayımlara meydan okuyor.
Araştırmaya konu olan figürin, kutsal bir nesne tutarken ellerini birleştirerek saygıyla eğiliyor. Başının üzerinde deniz kabukları ve diğer değerli eşyalarla dolu ağır kabı taşımasına rağmen yüz ifadesindeki ciddi ve içten bağlılık dikkat çekiyor.
Guo, “Bu incelikle tasarlanmış eser soyut bir mit değil, gerçek kurban ritüellerinin canlı bir tasviridir ve antik Shu atalarının tanrılara duyduğu bağlılığı yansıtmaktadır.” dedi.
Başında kap taşıyan figür tasvirinin tekrar eden bir motif olması, hem antik Shu uygarlığının kendine özgü karakterini hem de Orta Ovalar kültürünün derin etkilerini yansıtıyor.
Yeni keşiflerin ortaya çıkmasıyla birlikte Sanxingdui Harabeleri üzerindeki araştırmalar istikrarlı biçimde ilerlemeyi sürdürüyor. Bu yıl içerisinde meteoritik demirden yapılmış bir eser ile akik (karnelyan) boncuklara ilişkin araştırma bulguları da kamuoyuyla paylaşıldı.
https://english.news.cn/20260710/5ba9efe4f9d447e0af0ed67c27f7cf34/c.html
