Çin’in etnik işlere ilişkin temel yasası olan Etnik Birlik ve İlerlemeyi Teşvik Yasası, Çarşamba günü yürürlüğe girerek ülkenin etnik işlerinin hukuk temelli yönetimini güçlendirdi.
Mart ayında Çin Ulusal Halk Kongresi (NPC) tarafından kabul edilen yasa, ülkenin 56 etnik grubu arasında dayanışmayı ve ortak refahı artırmayı hedefliyor. Bu düzenleme, Çin’in 2035 yılına kadar temel modernleşmeyi gerçekleştirme hedefi doğrultusunda son on yıla girdiği bir dönemde yürürlüğe girdi.
2020 nüfus sayımına göre Çin’de etnik azınlık nüfusu 125 milyonu aşarak ülke nüfusunun %8,89’unu oluşturdu. Yetkililer, yoksulluğun ortadan kaldırılması ve kentleşme sürecinin etkisiyle farklı etnik gruplar arasındaki etkileşim ve bütünleşmenin daha önce görülmemiş bir düzeye ulaştığını belirtiyor.
Minzu Üniversitesi’nden Prof. Yan Qing, yasanın yürürlüğe girmesiyle birlikte tüm kademelerdeki yönetimlerin, etnik gruplar arasında geniş çaplı temas, etkileşim ve entegrasyonu teşvik etme gibi temel öncelikleri sıkı şekilde uygulaması gerektiğini söyledi. Yan, bunun etnik işlerde hukuk temelli yönetişim düzeyini yükselteceğini ifade etti.
Yasa ilk kez, “Çin ulusu için güçlü bir ortak kimlik bilinci oluşturma” ve “Çin ulusu topluluğu inşası” gibi temel kavramları hukuki açıdan ayrıntılı biçimde tanımlıyor.
Düzenleme, ulusal birliği ve etnik dayanışmayı tüm Çin vatandaşlarının sorumluluğu olarak tanımlarken, herhangi bir etnik gruba karşı ayrımcılık ve baskıyı yasaklıyor.
Ayrıca şiddet içeren terörizm, etnik ayrılıkçılık ve dini aşırılıkla mücadele edilmesini öngörüyor; bu faaliyetlerin organizatörleri, planlayıcıları, failleri, kışkırtıcıları ve finansörleri cezai sorumluluk altına alınıyor.
Xinjiang Sosyal Bilimler Akademisi Etnoloji Enstitüsü Direktörü Hu Haifeng, yasanın Çin’in ayrılıkçılık, terörizm ve radikalleşmeyle mücadeledeki pratik deneyimlerinin bir özeti niteliğinde olduğunu söyledi. Hu, yasanın etnik birlik ve ilerlemeye odaklanırken istikrar ve bütünleşme için daha kalıcı ve standartlaştırılmış bir hukuki çerçeve sunduğunu belirtti.
Uzmanlara göre yasa, ayrılıkçı güçlerin yol açabileceği istikrarsızlığa karşı egemen bir devletin meşru bir düzenlemesi niteliğinde olup, tüm aktörler için açık sınırlar tanımlıyor ve uluslararası normlarla uyumlu bir çerçeve sunuyor.
Sichuan Üniversitesi Tibet Çalışmaları Merkezi’nden Prof. Li Xuan ise yasanın çok etnikli ülkeler için pratik bir örnek teşkil ettiğini, kalkınma farklarını azaltırken kültürel çeşitliliği korumanın ve etnik çatışmalardan kaçınmanın mümkün olduğunu gösterdiğini ifade etti.
Yasa ayrıca etnik azınlık bölgelerinde kültürel entegrasyon, toplumsal etkileşim ve ekonomik kalkınmayı destekleyici önlemler içeriyor.
Merkezi ve yerel yönetimlere altyapının güçlendirilmesi, sanayi gelişiminin teşviki, kamu hizmetlerine erişimin iyileştirilmesi ve çevre koruma çalışmalarının artırılması gibi görevler yükleniyor.
Li, yasanın tüm 56 etnik grup için istihdam, girişimcilik ve kültürel haklar açısından eşit hukuki güvence sağladığını ve hiçbir grubun modernleşme sürecinin dışında bırakılmadığını söyledi.
Çin’de birçok etnik azınlık topluluğu dağlık, uzak ve tarihsel olarak az gelişmiş bölgelerde yaşıyor. Yoksulluğun ortadan kaldırılması kampanyası ve kırsal kalkınma çalışmaları sayesinde bu bölgelerde hızlı ekonomik ve sosyal gelişim sağlandı.
2021’de tamamlandığı ilan edilen sekiz yıllık yoksullukla mücadele sürecinde, etnik özerk bölgelerdeki 420 yoksul ilçe ve nüfusu daha küçük 28 etnik grup yoksulluktan çıkarıldı.
İç Moğolistan, Guangxi, Tibet (Xizang), Ningxia ve Xinjiang gibi büyük etnik nüfusa sahip beş özerk bölgenin toplam GSYH’si 2020–2024 döneminde yıllık ortalama %5,6 büyüyerek ulusal ortalamanın üzerinde performans gösterdi.
Yasa, devletin ortak konuşma ve yazı dili olan standart Çince’nin kullanımını teşvik ederken etnik azınlık dillerinin öğrenilmesi ve kullanılma hakkını da koruma altına alıyor.
Xinjiang Üniversitesi’nden Doç. Zhu Yafeng, yasanın ortak dilin teşviki ile kültürel köklerin korunmasını kurumsal bir norm haline getirdiğini ve tüm etnik grupların kültürlerinin Çin ulusu ailesi içinde gelişmesine imkân tanıdığını söyledi.
Yetkililer, yasanın kamuoyuna tanıtımının güçlendirileceğini ve yerel düzenlemelerin buna uygun şekilde güncelleneceğini belirtti.
Ulusal Etnik İşler Komisyonu Başkanı Chen Ruifeng, ilgili kurumlarla birlikte etnik birlik ve ilerlemeyi teşvik edecek beş yıllık bir plan hazırlandığını ve yasanın uygulanmasının bu planda merkezi bir yer tutacağını ifade etti.
https://english.news.cn/20260701/fb41eb6c2f384a5ab8009605fe858647/c.html
