Türk şirketleri, dünyanın ikinci büyük ekonomisi olan Çin’de düzenlenecek Çin Uluslararası İthalat Fuarı’nda (CIIE) ürün ve hizmetlerini tanıtmaya hazırlanıyor. Firmalar, bu sayede Çin pazarında daha güçlü bir yer edinmeyi hedefliyor.
2018 yılından bu yana düzenlenen fuarın sekizincisi, 5–10 Kasım tarihleri arasında Şanghay’da gerçekleştirilecek ve dünyanın dört bir yanından binlerce katılımcıyı bir araya getirecek.
Türkiye’nin bu yılki katılımı, gıda, lojistik ve imalat sektörlerinden güçlü bir temsil içerecek.
“Tüyap olarak CIIE, Çinli iş ortaklarımızla bağlantı kurmamız ve sürdürülebilir ihracat kanalları oluşturmamız için bir kapı haline geldi,” diyen Tayas Gıda ve Şekerleme Ürünleri Satış Müdürü Dursun Ay, Çin’in yalnızca devasa bir pazar değil, aynı zamanda tüketim alışkanlıklarında da bir trend belirleyici olduğunu vurguladı.
“Bu fuarı, kaliteli Türk şekerleme ve gıda ürünlerini geniş bir kitleye tanıtmak için önemli bir fırsat olarak görüyoruz,” ifadelerini kullandı.
Ay, şirketinin fuara özel hazırlıklar yaptığını belirterek, Çinli tüketici tercihlerine uygun ambalaj tasarımı ve ürün uyarlamasına odaklandıklarını söyledi. “Daha az şeker içeren meyve aromalı şekerler ve çikolatalardan oluşan özel bir ürün yelpazesi sunacağız. Ayrıca tüm ürün etiketlerimizi Çinceye çevirdik,” dedi.
Türkiye’nin fuara katılımı, 7.500’den fazla firmayı temsil eden Ege İhracatçı Birlikleri (EİB) tarafından organize ediliyor. Birlik, son yıllarda birçok ulusal heyetle birlikte Çin’i ziyaret ederek ticari ilişkilerin güçlendirilmesine öncülük etti.
EİB yetkilisi Serap Ünal, etkinliğin iki ülke arasındaki ticari ilişkileri geliştirmek açısından stratejik bir fırsat sunduğunu belirtti. “Çin zaten Türkiye’nin en önemli ticaret ortaklarından biri, ancak potansiyelin hâlâ tam olarak değerlendirilemediğini düşünüyoruz,” dedi.
Ünal, fuarın sadece ürün tanıtımı için değil, aynı zamanda uzun vadeli ticari ortaklıklar kurmak açısından da önemli bir platform olduğunu vurguladı. Bu yılki Türk pavyonunda yaklaşık 20 şirketin yer alacağını, bunların çoğunun Çin pazarına girmek isteyen küçük ve orta ölçekli işletmeler (KOBİ) olduğunu kaydetti.
“Türkiye’nin rekabet gücünün yüksek olduğu gıda ve içecek, doğal ürünler, tekstil ve lojistik gibi sektörlere odaklanıyoruz,” dedi.
Lojistik sektörü için fuar, önemli iş fırsatlarını da beraberinde getirebilir. Türkiye ve Çin arasındaki ticaret hacmi arttıkça, şirketler malların daha verimli taşınması için yeni çözümler arıyor.
“Lojistik, ticaretin görünmeyen omurgasıdır,” diyen Oba Lojistik’ten Suat Oba, iki ülke arasındaki ticaretin hızla büyüdüğünü ve bunun taşımacılık sektöründe yeni ortaklıklara kapı araladığını belirtti.
Türkiye’nin modern İpek Yolu üzerindeki stratejik konumunun, hem ihracatçılar hem de ithalatçılar için büyük avantaj sağladığını söyleyen Oba, “Fuar, Çinli ortaklarla yüz yüze görüşme ve ortak çözümler geliştirme açısından büyük önem taşıyor,” dedi.
Ege İhracatçı Birlikleri’ne göre, fuar Türk şirketleri için yalnızca tanıtım değil; aynı zamanda Çin tüketici davranışlarını, dağıtım kanallarını ve yasal çerçeveyi daha iyi anlama fırsatı sunuyor.
“Çin pazarına girmek yalnızca ürün satmakla bitmiyor,” diyen Ay, “Uyum sağlamak, dinlemek ve güven inşa etmek gerekiyor. Bu nedenle fuardaki yüz yüze görüşmeler çok değerli,” ifadelerini kullandı.
Ünal da benzer şekilde, Türk ihracatçıların yerelleşme konusuna giderek daha fazla önem verdiğini belirtti. “Birçok üyemiz artık Çinli e-ticaret platformlarıyla çalışıyor, dijital pazarlama trendlerini takip ediyor ve stratejilerini buna göre uyarlıyor,” dedi.
Hazırlıklarını tamamlayan Türk heyeti, bu yılki fuara umutla bakıyor. Çin’in büyüyen tüketici pazarı göz önüne alındığında, Türk firmaları bu katılımı yeni ortaklıklara dönüştürmeyi hedefliyor.
“Türk ihracatçılar için bu fuar, dünyanın en hızlı büyüyen tüketici kitlesine en iyilerini sunma fırsatı anlamına geliyor,” diye ekledi Dursun Ay.
