2026 Uluslararası Seramik Akademisi Kongresi, Pazar günü Çin’in doğusundaki Jingdezhen kentinde “Miras ve Yenilik” temasıyla başladı. Kongre, seramik sanatçılarını ve uzmanlarını bir araya getirerek seramik alanında mirasın korunması ve yenilikçi yaklaşımların ele alınmasını amaçlıyor.
Merkezi Cenevre’de bulunan Uluslararası Seramik Akademisi (IAC), etkinliği Çin’in doğusundaki Jiangxi eyaletinde yer alan ve 1.700 yılı aşkın porselen üretim geçmişine sahip kadim porselen başkenti Jingdezhen’de düzenliyor.
Etkinlik kapsamında açılış konuşmaları, akademik seminerler ve uluslararası sergilerden oluşan çeşitli programlar gerçekleştiriliyor. Katılımcılar, geleneksel seramik mirasının korunmasının yanı sıra yaratıcılık, sürdürülebilirlik ve teknoloji alanlarında yeni yolların nasıl açılabileceğini tartışıyor.
Açılış töreninde konuşan IAC Başkanı Oriol Calvo Vergés, kongrenin temasının önemine dikkat çekti. Vergés, “Son yıllarda Çin, seramiğin yalnızca korunması gereken bir mirastan ibaret olmadığını gösterdi. Seramik aynı zamanda kentsel dönüşüm, eğitim, turizm, inovasyon, sanayi, sanatsal üretim ve uluslararası diyalog açısından güçlü bir itici güç olabilir.” ifadelerini kullandı.
Vergés, Jingdezhen’in fırınları ve atölyelerinde görülebilen zengin mirasıyla öne çıktığını, bunun yanında sergiler ve yeni yaratıcı bölgeler aracılığıyla yeniliğin de her alanda geliştiği istisnai bir kent olduğunu belirtti.
Çin Komünist Partisi Jingdezhen Belediye Komitesi Sekreteri Chen Kelong ise kentin seramik kültürünün korunması ve yenilikçi biçimde geliştirilmesine yönelik ulusal bir örnek bölge haline getirildiğini söyledi.
Katılımcılar, Jingdezhen’in açık ve kapsayıcı yapısıyla dünyanın dört bir yanından genç seramik meraklılarını cezbettiğini ifade etti.
Chen ayrıca, Jingdezhen’in 70’ten fazla ülkedeki 180’i aşkın şehirle kardeş şehir ve iş birliği ilişkileri kurduğunu, 50’den fazla ülke ve bölgeden sanatçı ile seramik ustasının kentte üretim yapmak ve çalışmak amacıyla bulunduğunu belirtti.
Avustralyalı sanatçı Fleur Schell, Xinhua’ya yaptığı açıklamada, Jingdezhen’in büyük ölçekli ve kapsamlı seramik sanayi zincirinin Avustralya’dan birçok arkadaşını ve meslektaşını burada çalışmaya teşvik ettiğini söyledi. Schell, “Burada her şey mümkünmüş gibi hissediyorsunuz. Seramikle ilgili aklınıza gelen her şeyi burada üretebilirsiniz.” dedi.
Jingdezhen Seramik Üniversitesi Seramik Sanatı Bölümü emekli profesörlerinden Donald Wayne Higby ise 1992 yılında ilk kez ziyaret ettiği kentle kurduğu güçlü bağı anlattı. Higby, “İnsanlar buraya eskiden ‘Porselen Şehri’ derdi. Ben ise aynı zamanda ‘Olasılıklar Şehri’ diyorum.” ifadelerini kullandı.
Higby, “1992’den bu yana her yıl, hatta bazen yılda üç ya da dört kez Jingdezhen’e geri dönüyorum. Burada bana büyük ilham veren genç sanatçılarla tanıştım.” dedi.
Sanatçılar, bireysel ilhamın ötesinde seramiğin kültürel sınırları aşan ortak bir dil olarak uluslararası etkileşimi güçlendirdiğini de vurguladı.
Jingdezhen Seramik Üniversitesi Parti Sekreteri Pu Shouzhi de bu görüşü destekleyerek etkinliğin Doğu ile Batı’nın bilgeliğini buluşturmayı amaçladığını söyledi. Pu, “Binlerce yıllık porselen kültürünün cazibesini dağların ve denizlerin ötesine taşımak için seramik kültürünü bir köprü olarak kullanmayı hedefliyoruz.” dedi.
Jingdezhen’de üretilen seramikler, Song Hanedanlığı (960-1279) döneminden itibaren Orta Asya, Batı Asya, Avrupa ve Afrika’ya ihraç ediliyor. Kent, günümüzde de küresel cazibesini korurken, yoğun dönemlerde dünyanın dört bir yanından 5 binden fazla seramik tutkununu ağırlıyor.
Kongrenin kapanış mesajlarından birini veren Vergés ise, “Geçmişi hatırlayalım, ancak geleceği de hayal edelim.” diyerek, Jingdezhen’in seramiğin yüzyıllar boyunca hafızayı, güzelliği, kimliği ve umudu taşıyabileceğini hatırlattığını ifade etti.
