Close Menu
    Facebook X (Twitter) Instagram
    Facebook X (Twitter) LinkedIn
    Kuşak ve Yol
    • Kurumsal
      • Hakkımızda
      • Platformlar
        • Kuşak ve Yol Girişimi İşadamları Platformu
        • Kuşak ve Yol Girişimi Sivil Toplum Kuruluşları Platformu
        • Kuşak ve Yol Girişimi Yerel Yönetimler Platformu
        • Kuşak ve Yol Girişimi Medya Platformu
    • Kuşak ve Yol Girişimi

      Kısa Tarihi ve Üye Devletler

      8 Ocak 2024

      Kuşak ve Yol Girişimi Yatırım Projeleri

      1 Ocak 2024

      Finansman

      1 Ocak 2024
    • Haberler

      Şi ve Putin, kapsamlı stratejik koordinasyonu güçlendirme, iyi komşuluk ilişkilerini ve dostane işbirliğini derinleştirme konusunda ortak bir bildiri imzaladılar

      20 Mayıs 2026

      Çin ile Rusya arasındaki derin ve kalıcı dostluk

      19 Mayıs 2026

      Çin Başbakanı Li: Çin ve Almanya ticarette yeni fırsatlara odaklanacak

      27 Şubat 2026

      Türk-Çin dostane işbirliğinin yansıması: Tuz Gölü Doğalgaz Depolama Projesi

      27 Şubat 2026

      Dünya liderlerinden Çin’e Bahar Bayramı mesajları

      23 Şubat 2026
    • Yayınlar
      1. Analiz
      2. İnfografik
      3. Rapor
      4. Röportaj
      5. Tümü

      Çin’de Cinsiyet Kutuplaşması: Giddens’ın Yapılandırma Teorisi

      20 Mayıs 2026

      Çin’in ABD-İsrail-İran Savaşı’na Yaklaşımı

      19 Mayıs 2026

      Şi Cinping’in 2026 Mesajları: Çin’in Söylemsel Kimlik İnşası

      23 Şubat 2026

      APEC “Çin Yılı”: Küresel Rekabetin Geleceği ve Ekonomik Entegrasyon

      19 Şubat 2026

      İnfografik: Tacikistan ve Çin Kuşak ve Yol Girişimi’nde İşbirliği

      20 Mayıs 2026

      İnfografik Küresel Refahın Anahtarı: Kuşak ve Yol

      20 Aralık 2025

      İnfografik Kuşak ve Yol Girişimi’nin Kafkasya’ya Katkıları

      18 Aralık 2025

      Kuşak ve Yol girişimi Bağlamında Balkanlar’da Yürütülen Projeler

      3 Ekim 2025

      Yeni Küresel Sistemin İnşasının Temel Dinamikleri Olarak Xi Jinping’in Dört Girişimi Raporu Yayında!

      5 Mayıs 2026

      Kuşak ve Yol Girişimi 2024 Yılı 1. Dönem Raporu Yayında!

      4 Kasım 2024

      Türkiye-Çin İlişkileri: Kuşak ve Yol İşbirliği Temelinde İnsanlık için Ortak Vizyon ve Stratejik İşbirliği Raporumuz Yayında!

      4 Kasım 2024

      Kuşak Ve Yol Girişimi Çerçevesinde Çin’in Güney Kafkasya Ülkeleriyle ilişkisi

      14 Haziran 2024

      CAICT, Araştırmacı Bingyi Yang: “Çin, Yapay Zeka (YZ) Gelişimine Büyük Önem Veriyor.”

      26 Mart 2025

      Astana Bilgi Teknolojileri Üniversitesi, Dr. Öğr. Üyesi Ainur Slamgazhy: “KYG Aracılığıyla Çin’in Küresel Sahnede Oynadığı Rol, Projenin Uluslararası İmajını ve Algısını Önemli Ölçüde Etkilemektedir.”

      12 Ekim 2024

      Pencab Üniversitesi, Prof. Dr. Rehana Saeed Hashmi: “Çin, Kuşak ve Yol Girişimi ile Stratejik Bir Vizyon Ortaya Koymuştur.”

      20 Eylül 2024

      PRCCSF Başkanı Khalid Taimur Akram: “Kuşak ve Yol Girişimi, farklı kültürler ve bölgeler arasında daha fazla anlayış ve işbirliğini teşvik ederek, katılımcı ülkeler arasında kültürel ve kişiler arası alışverişi kolaylaştırmıştır.”

      8 Mart 2024

      Çin’de Cinsiyet Kutuplaşması: Giddens’ın Yapılandırma Teorisi

      20 Mayıs 2026

      İnfografik: Tacikistan ve Çin Kuşak ve Yol Girişimi’nde İşbirliği

      20 Mayıs 2026

      Çin’in ABD-İsrail-İran Savaşı’na Yaklaşımı

      19 Mayıs 2026

      Yeni Küresel Sistemin İnşasının Temel Dinamikleri Olarak Xi Jinping’in Dört Girişimi Raporu Yayında!

      5 Mayıs 2026
    • İletişim
    • Türkçe
      • Türkçe
      • English
    Kuşak ve Yol
    Anasayfa » Çin’in ABD-İsrail-İran Savaşı’na Yaklaşımı
    Analiz

    Çin’in ABD-İsrail-İran Savaşı’na Yaklaşımı

    Dr. Cenk TAMERBy Dr. Cenk TAMER19 Mayıs 2026
    Share
    Facebook Twitter LinkedIn Pinterest Email Telegram

    28 Şubat 2026 tarihinde ABD-İsrail-İran Savaşı sonrası en fazla merak edilen konulardan biri de Çin’in nasıl bir yaklaşım sergileyeceği olmuştur. Çin’in Batı Dünyası karşısında uzun yıllardır İran’la işbirliği yapması ve müttefiklik ilişkisi kurması sebebiyle uluslararası kamuoyu ve özellikle Batı medyası, bu saldırılar sonrasında Çin’in İsrail ve ABD’ye karşı sert bir karşılık vermesini ve hatta İran’a açık bir şekilde destek vermesini beklemişti. Çin, bu saldırıları kınamakla birlikte İran’ın egemenliğine ve içişlerine karışmama çağrısı yapmış, ayrıca Hürmüz Boğazı’nın enerji güvenliğinin sağlanması gerektiğini belirtmiştir.[1] Bu diplomatik desteğe rağmen bazı uzmanlar, Rusya’yla birlikte Çin’in bu savaşta İran’a gereken desteği vermediğini, çoğunlukla sessiz kaldıklarını ve askeri destek vermediklerini belirterek bu aktörler arasındaki müttefiklik ilişkisine dönük eleştirilerde bulunmuşlardır.[2]

    Halbuki Çin’in bu meselede İran’a açıktan askeri destek vermesini gerektirecek koşullar, anlaşmalar veya konjonktür söz konusu değildir. Bu destek, iki aktör arasında dolaylı veya örtülü bir şekilde yürütülüyor olabilir. Ancak savaş esnasında bu desteğin diplomatik olarak açıklanması da mümkün görünmemektedir. Bunun sebeplerine geçmeden önce İran ve Çin arasında özellikle son on yıllık periyotta siyasi, ekonomik, askeri ve diğer alanlarda kurulan ortaklıklar, işbirlikleri ve dayanışmadan bahsetmekte fayda vardır. Zira çok kutupluluk düşüncesi etrafında ve Batı karşısında gösterilen bu dayanışma ve birliktelik, birçok uzmanın Çin’in her koşulda İran’ın yanında olacağı ve ona açık askeri destek vereceği beklentisini doğurmuştur.

    Bu beklentinin oluşmasında en etkili olan faktörlerden biri de 2019 yılından beri Hürmüz Boğazı, Umman Denizi ve Hint Okyanusu’nda Rusya, Çin ve İran arasında düzenli askeri tatbikatların icra edilmesidir. Üstelik 29 Şubat’taki saldırıdan yaklaşık on gün önce bu aktörler, yine Hürmüz Boğazı’nda ortak deniz tatbikatlarının yedincisini düzenlemişti.[3] 2019 yılından beri Rusya, Çin ve İran, Batılı güçler karşısında caydırıcılık oluşturabilmek, güç gösterisi yapmak ve kritik Hürmüz Boğazı’ndaki deniz seyri sefer güvenliğini temin etmek maksadıyla bu tatbikatlara özel bir önem atfetmiştir. Dolayısıyla bu tatbikatların İran’a karşı gerçekleştirilecek olası bir saldırıyı caydırması amaçlanmaktaydı.

    Yine 2021 yılında Çin’in İran’la ekonomi, ticaret, bankacılık, telekomünikasyon, ulaştırma, enerji ve güvenlik gibi çeşitli alanları kapsayan 400 milyar dolarlık ve 25 yıllık büyük bir anlaşma yapılmıştı. Bu anlaşma kapsamında İran-Çin petrol ticaretini güvence altına almak için Hürmüz Boğazı’nda askeri işbirliği, ortak tatbikatlar, güvenlik gücü desteği ve istihbarat paylaşımının yapılacağı iddia edilmişti.[4] Anlaşma maddelerinde açık bir şekilde yer almasa bile o dönemdeki en tartışmalı konulardan biri de Çin’in bu anlaşma uyarınca İran’a gizli askeri destek vereceği olmuştu. Dönemin İran Dışişleri Bakanı Cevad Zarif ise anlaşmada herhangi bir gizli maddein olmadığını söyleyerek Çin’in Hürmüz Boğazı’nda askeri destek vereceği yönündeki iddiaları yalanlamıştı.[5] 2021 yılından günümüze gelindiğinde bu konunun ne kadar önemli olduğu çok net şekilde anlaşılmaktadır.

    Günümüzden 2021 yılına dönüp bakıldığında, İran’ın ulusal güvenliğini sağlamak için Çin’in askeri desteğini almak istediği ve bu işbirliğinin sınırlı bir şekilde gerçekleştiği söylenebilir. Bu noktada İran Anayasası’nın 146. Maddesi’nin de ülkede yabancı ülkelerin üs kurmasına izin vermediğini de vurgulamak gerekir. Fakat İran’ın ortak tatbikatlar, teknoloji paylaşımı, uzay işbirliği ve diğer askeri konularda Çin’le ortaklıklar kurmak suretiyle ABD ve İsrail karşısında caydırıcılık oluşturmak ve olası bir savaş anında üstünlük kurmaya çalıştığı söylenebilir. Burada özellikle vurgulanması gereken husus ise 2021 tarihli İran-Çin 25 Yıllık İşbirliği Programı’nın askeri-güvenlik işbirliğini kapsamına rağmen karşılıklı savunmayı öngören herhangi bir taahhütte bulunmamasıdır.

    Başka bir ifadeyle, tarafların birbirlerine yapılan saldırıyı kendilerine yapılmış sayacağına ve müşterek karşılık vereceklerine dair herhangi bir güvenlik anlaşmasının olmadığını vurgulamak gerekir. Kaldı ki Çin’in temel dış politika ilkelerinden biri de başka devletlerin iç işlerine karışmama, egemenlikleri ve toprak bütünlüklerine saygı duymaya dayanmaktadır. Çin, bu ilkeli duruşu dost ve müttefik ülkelerle kurduğu ilişkilerde de sergilemektedir. Bu bağlamda, ikili veya çok taraflı anlaşmalar açısından bakıldığında Çin’in İran’ı savunmak için ve onunla birlikte ABD ve İsrail’e karşı savaş açmasına gerektirecek bir taahhüdünün olmadığını belirtmek önemlidir. Bu yüzden Çin’in İran’ı askeri açıdan yalnız bıraktığı yönündeki yorumlar gerçeklikten ve temel dayanaklardan yoksun görünmektedir.

    Üstelik Çin’in bu süreçte Ortadoğu’daki Amerikan üslerinin uydu görüntüleri yayımlayarak[6] İran’a askeri istihbarat desteği verdiği de ileri sürülebilir. Bugüne kadar Çin’in İran’a savunma sanayi alanında araçlar, yedek parçalar ve diğer bileşenleri sunması ise ikili anlaşmalar uyarınca yürütülen doğal bir askeri işbirliği sürecinin parçası olarak görülebilir. Gelinen noktada ise ABD, bu işbirliğinin Çin’in İran’a mali destek vermesi ve füzeyle ilgili kritik bileşenler tedarik etmesine kadar genişletileceğini iddia etmektedir.[7] Fakat bu işbirliğinin de bazı sınırlarının olacağı şimdiden söylenebilir. En nihayetinde Çin ile İran arasındaki ilişkiler her ne kadar stratejik ortaklık düzeyinde gelişmiş olsa da bu ilişkinin klasik anlamda bir askeri ittifak olmadığı görülmektedir. Başka bir ifadeyle Çin ve İran arasındaki ilişki daha çok ekonomik, diplomatik ve jeopolitik çıkarların kesiştiği esnek bir ortaklık çerçevesinde ilerlemektedir.

    Çin’in İran konusunda temkinli davranmasının birkaç temel nedeni bulunmaktadır. Öncelikle Çin, küresel sistemde yükselen bir güç olmasına rağmen askeri ittifaklar kurma ve doğrudan savaşlara dahil olma konusunda son derece ihtiyatlı davranmaktadır. Pekin yönetimi özellikle Orta Doğu gibi çok aktörlü ve karmaşık güvenlik dinamiklerine sahip bölgelerde doğrudan taraf olmanın uzun vadeli maliyetlerinin yüksek olduğunun farkındadır. İkinci olarak Çin’in küresel ekonomik çıkarları da bu temkinli yaklaşımın önemli bir belirleyicisidir. Çin ekonomisi büyük ölçüde küresel ticaret ağlarına ve bilhassa Hürmüz Boğazı’ndan geçen enerji tedarik zincirlerine bağlıdır. Hürmüz Boğazı ise Çin’in enerji ihtiyacının %45’ini karşılamaktadır.[8] Bu nedenle Pekin yönetimi bölgesel bir savaşın genişleyerek enerji piyasalarını istikrarsızlaştırmasını ve küresel ticaret yollarını tehlikeye atmasını istememektedir. Üçüncüsü, Çin açısından İran’ın yanında askeri olarak konumlanmak, uzun yıllardır kurmaya çalıştığı dengeli diplomatik ilişkileri zedeleyebilir.

    Son olarak Çin’in küresel stratejisinin temel hedeflerinden biri ABD ile doğrudan askeri çatışma riskini mümkün olduğunca azaltmaktır. İran’a açık askeri destek verilmesi, ABD ile Çin arasında doğrudan bir kriz hattı oluşturabilir ve bu durum özellikle Tayvan, Güney Çin Denizi ve Hint-Pasifik rekabeti gibi zaten hassas olan stratejik alanlarda gerilimi daha da artırabilir. Bu nedenle Çin, İran’la ilişkilerini sürdürürken ABD ile doğrudan askeri bir karşı karşıya gelme riskini minimize etmeye çalışmaktadır. Nihai olarak Çin’in ABD-İsrail-İran Savaşı’nda sergilediği temkinli ve sınırlı tepki, bazı yorumcuların iddia ettiği gibi İran’a verilen desteğin tamamen ortadan kalktığını göstermemektedir. Aksine bu yaklaşım, Çin dış politikasının pragmatik ve uzun vadeli stratejik hesaplamalara dayanmaktadır. Pekin yönetimi İran’la olan ekonomik ve diplomatik ilişkilerini korurken aynı zamanda küresel sistemde doğrudan bir askeri bloklaşmanın parçası olmaktan kaçınmakta ve Orta Doğu’da mümkün olduğunca dengeli bir aktör olarak konumlanmaya çalışmaktadır.

    [1] “China reaffirms support for Iran as top diplomats hold phone call amid escalating tensions in Middle East”, AA, https://www.aa.com.tr/en/asia-pacific/china-reaffirms-support-for-iran-as-top-diplomats-hold-phone-call-amid-escalating-tensions-in-middle-east/3846890, (Erişim Tarihi: 06.03.2026); “China urges secure energy supplies amid airstrikes by US, Israel, Iran”, AA,https://www.aa.com.tr/en/asia-pacific/china-urges-secure-energy-supplies-amid-airstrikes-by-us-israel-iran/3847953, (Erişim Tarihi: 06.03.2026).

    [2] “Where are Iran’s allies? Why Moscow, Beijing are keeping their distance”, Al Jazeera, https://www.aljazeera.com/features/2026/3/5/where-are-irans-allies-why-moscow-beijing-are-keeping-their-distance, (Erişim Tarihi: 06.03.2026).  

    [3] “Russia, China, Iran deploy ships for joint exercises in Strait of Hormuz”, AA, https://www.aa.com.tr/en/asia-pacific/russia-china-iran-deploy-ships-for-joint-exercises-in-strait-of-hormuz/3832330, (Erişim Tarihi: 06.03.2026).   

    [4] “What does the China-Iran 25-year agreement mean for Iranians?”, Atalayar, https://www.atalayar.com/en/articulo/politics/what-does-china-iran-25-year-agreement-mean-iranians/20210406085637150650.html, (Erişim Tarihi: 06.03.2026).  

    [5] “25-Year Strategic Accord Under Negotiation With China “Not Secret”, Says Iran”, NDTV, https://www.ndtv.com/world-news/iran-says-25-year-strategic-accord-under-negotiation-with-china-not-secret-2257643, (Erişim Tarihi: 06.03.2026).  

    [6] “Chinese PLA releases satellite images showing US military buildup near Iran”, Azernews, https://www.azernews.az/region/254697.html, (Erişim Tarihi: 06.03.2026).  

    [7] “ABD istihbaratı: Çin, İran’a tam destek vermeye hazırlanıyor”, Son Dakika, https://www.sondakika.com/dunya/haber-abd-istihbarati-cin-iran-a-tam-destek-vermeye-19633307/, (Erişim Tarihi: 06.03.2026).    

    [8] “China in talks with Iran to allow safe oil and gas passage through Hormuz, sources say”, Reuters, https://www.reuters.com/business/energy/china-talks-with-iran-allow-safe-oil-gas-passage-through-hormuz-sources-say-2026-03-05/, (Erişim Tarihi: 06.03.2026).

    Çin’in ABD-İsrail-İran Savaşı’na Yaklaşımı
    Previous ArticleÇin ile Rusya arasındaki derin ve kalıcı dostluk
    Next Article Şi ve Putin, kapsamlı stratejik koordinasyonu güçlendirme, iyi komşuluk ilişkilerini ve dostane işbirliğini derinleştirme konusunda ortak bir bildiri imzaladılar

    Related Posts

    Çin’de Cinsiyet Kutuplaşması: Giddens’ın Yapılandırma Teorisi

    20 Mayıs 2026 Analiz

    Şi Cinping’in 2026 Mesajları: Çin’in Söylemsel Kimlik İnşası

    23 Şubat 2026 Analiz

    APEC “Çin Yılı”: Küresel Rekabetin Geleceği ve Ekonomik Entegrasyon

    19 Şubat 2026 Analiz

    Son İçerikler

    Analiz
    Çin’de Cinsiyet Kutuplaşması: Giddens’ın Yapılandırma Teorisi
    20 Mayıs 2026
    İnfografik
    İnfografik: Tacikistan ve Çin Kuşak ve Yol Girişimi’nde İşbirliği
    20 Mayıs 2026
    Haberler
    Şi ve Putin, kapsamlı stratejik koordinasyonu güçlendirme, iyi komşuluk ilişkilerini ve dostane işbirliğini derinleştirme konusunda ortak bir bildiri imzaladılar
    20 Mayıs 2026
    Analiz
    Çin’in ABD-İsrail-İran Savaşı’na Yaklaşımı
    19 Mayıs 2026

    Kuşak ve Yol İnisiyatifi Ekonomi ve Kültür Derneği
    Belt and Road Initiative Association for Economy and Culture
    一带一路经济与文化协会

    İletişim

    Abide-i Hürriyet Caddesi A Blok No: 211 K: 1 D: 64 34381 Şişli/İstanbul-TÜRKİYE

    Tel: +90 (212) 982 49 32

    E-posta: info@kusakveyol.org

    © 2026 Kuşak ve Yol İnisiyatifi Ekonomi ve Kültür Derneği. Tüm Hakları Saklıdır.
    • Kurumsal
    • Kuşak ve Yol Girişimi
    • Haberler
    • Analiz
    • İnfografik
    • Rapor
    • Röportaj

    Type above and press Enter to search. Press Esc to cancel.