Stockholm’deki İsveç Kuşak ve Yol Araştırma Enstitüsü, 19 Mart’ta “Değişen Dünyada Çin-Avrupa İlişkileri” başlıklı bir çevrimiçi panel düzenledi. Panele, Çin’in İsveç Büyükelçiliği Geçici Maslahatgüzarı Wan Degang da katılarak bir konuşma yaptı. Almanya, Norveç, Sırbistan, Danimarka ve Hollanda’dan uzmanlar da görüşlerini paylaştı. Panelde, Çin ile Avrupa’nın ekonomik açıdan birbirini tamamlayan avantajlara sahip olduğu vurgulandı. Özellikle yeşil dönüşüm, teknoloji inovasyonu ve tedarik zinciri gibi alanlarda büyük iş birliği potansiyeli bulunduğu belirtilerek, tarafların Kuşak ve Yol Girişimi’nin Avrupa’ya sunduğu kalkınma fırsatlarını değerlendirmesi gerektiği ifade edildi.
Çin’in İsveç Büyükelçiliği Geçici Maslahatgüzarı Wan Degang konuşmasında, günümüz dünyasında belirsizliklerin arttığını ancak Çin’in küresel istikrar için sorumlu bir güç olarak hareket etmeye devam ettiğini belirtti. Bu yıl, Çin-Avrupa diplomatik ilişkilerinin 50. ve Çin-İsveç ilişkilerinin 75. yılı olması sebebiyle, tarafların daha güçlü iş birlikleri kurması gerektiğini vurguladı.
İsveç Kuşak ve Yol Araştırma Enstitüsü Başkanı Stephen Brawer, “Dünyamız belirsizliklerle dolu olsa da Kuşak ve Yol Girişimi, küresel kalkınma politikası olarak ülkeler arasında işbirliği ve dostluğu teşvik ediyor” dedi.
Birleşmiş Milletler eski Genel Sekreter Yardımcısı ve Yeşil Kuşak ve Yol İttifakı Başkan Yardımcısı Erik Solheim, “Küresel Belirsizlik Çağında Çin, İstikrarın Temel Direği” başlıklı konuşmasında, Çin’in politik ve ekonomik istikrar sağlama konusundaki rolünü vurguladı.
Sırbistan’ın Belgrad Kuşak ve Yol Araştırma Enstitüsü Başkanı Bojan Lalić, Doğu Avrupa ülkelerinin Kuşak ve Yol Girişmi’ne katılmalarının üzerinden 10 yıl geçtiğini ve bu süreçte altyapı gibi birçok alanda önemli gelişmeler yaşandığını ifade etti.
Almanya-Çin Dostluk Derneği Başkanı Bernd Einmiller ise insanlığın hastalıklar ve iklim değişikliği gibi küresel zorluklarla karşı karşıya olduğunu belirterek, çok taraflı işbirliğinin bu sorunların çözümünde kilit rol oynadığını söyledi. Avrupa’nın, Çin, BRICS ülkeleri ve Küresel Güney ile daha fazla iş birliği yaparak ortak kalkınmayı teşvik etmesi gerektiğini vurguladı.
Slovenya-Çin Dostluk Derneği Başkanı Maz Amon, Çin’in 40 yılı aşkın reform ve dışa açılma politikalarının ekonomik ve toplumsal anlamda büyük dönüşümler yarattığını belirtti. Kuşak ve Yol Girişimi çerçevesinde geliştirilen yüksek hızlı tren projelerinin, Slovenya gibi Avrupa’nın küçük ülkeleri için önemli ekonomik fırsatlar sunduğunu söyledi.
İsveç Kuşak ve Yol Araştırma Enstitüsü Başkan Yardımcısı Hussein Askary ise, göç ve Afrika’nın kalkınması gibi konularda Avrupa Birliği’nin politikalarını gözden geçirmesi gerektiğini belirtti. “Kuşak ve Yol Girişimi, Avrupa’nın bu konularda Çin ile somut işbirlikleri geliştirebileceği uygun bir çerçeve sunuyor. AB, istikrarsız bir pozisyonda kalmak yerine, bu fırsatları değerlendirerek daha avantajlı bir konuma geçmelidir” dedi.
